Astım ve Soğuk

Asya’nın da benim de son zamanlarda astım öksürüklerimiz arttı. Bir ayı aşkın süredir ara ara tutuyordu ama özellikle son 4-5 gündür daha şiddetli. İkimizinde astımla geçirdiği ilk kış oldundan aklıma gelmedi soğuk. Gerçi soğuk havanın astım tetikçisi olduğunu tahmin etmezdim heralde.
Bir alerjik annenin yazdığı yazı beni araştırmaya yönetti ve gördüm ki soğuk hava bizim düşmanımız. Özellikle naaf.no sitesinde gördüğüm bir yazıyı paylaşmak istedim.
Astım hastaları lütfen dikkat!!!
Soğuk hava, astım ve solunum yolu ile sorunları olan kişilere ek rahatsızlıklar verebilir. Astımlı kişiler iyi ve önleyici tedbirlerle, doğru ilaç kullanımıyla ve soğuğa karşı korunmayla kışın soğuğunda dışırıda dolaşabilirler. Soğuk tek başına en büyük sorun değildir. Soğuk havalarda havadaki kirlenme ve toz miktarının artması, özellikle şehirlerde ve çok nüfuslu yerleşim alanlarında, astımın genelde kötüleşmesine sebep olur. Kış mevsiminde daha sık görülen nezleler rahatsızlıkların artmasına neden olur. Astım değişik şekillerde ortaya çıkan bir hastalıktır ama bir çok kişi soğuk havalarda rahatsızlık hissedebilir. Oldukça soğuk havalarda (<10 °C) yoğun egzersizlerden kaçınmak ve dikkatli olmak önemlidir.
Ne oluyor?
Bir çok astımlının soğuk havayı teneffüs ettiklerinde kendilerini kötü hissetmelerinin sebebi, solunum yollarının soğuğa karşı aşırı derecede hassas olmasıdır, ve soğuk hava alerjisinden dolayı değildir. Soğuk havanın teneffüs edilmesi, dolaylı olarak solunum yollarının kurumasına ve bu nedenle daralmasına neden olur. Buna ek olarak, aşırı soğuk havalarda burundan nefes almakta oldukça zorlaşır. Astımlı kişilerin, ağız yolu ile teneffüs etmeleri durumunda teneffüs edilen hava solunum yollarının daha çok daralmasına sebep olur. Bu da, havanın solunum yollarına ulaştığı anda yeterli derecede ısıtılamamış olmasından kaynaklanmaktadır.
Burun, solunum yollarının rafine edilmemiş havaya karşı korunmasında önemli rol oynamaktadır ve burnun büyüklüğü teneffüs edilen hava miktarını etkilemektedir. Inuitler oldukça soğuk iklim altında yaşamaktadırlar (Grönland adasında) ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Inuitlerin burun boşlukları diğer bir çok ırktaki insanların burun boşluklarından daha büyüktür!
Soğuk ve Egzersiz
Eğer kişi kendini yeterli derecede korumaz ise soğuk havada yapılan egzersiz astımın daha da kötüleşmesine sebep olabilir. Bunun farkında olmak çok önemlidir. Yoğun çabanın yol açtığı astım, dolaylı olarak soğuk havada yapılan ağır egzersiz yüzünden olabilir, çünkü solunum yollarına bol miktarda soğuk hava takviyesi yapılmaktadır. Vücudun yoğun çaba içerisinde olması durumunda ortaya çıkan astıma bağlı rahatsızlıklar, genelde eksi 15 dereceden daha soğuk havalarda yapılan ağır egzersiz ve yarışmalar sırasında meydana gelmektedir.
Normal solunum yolları bile, bir dereceye kadar, soğuk havada yapılan yoğun ve ağır egzersizlere tepki gösterebilir. Bu hem hayvanlar hem de insanlar için geçerlidir. Alaska’da kayak çeken köpeklerden koşu sonrası alınmış doku tahlilleri, köpeklerde değişik derecede akciğer iltihaplanması olduğunu göstermiştir – buna benzer bir durum, bizim uzun mesafe kros kayağı yarışmacılarımızın soğuk havada yarıştıkları zaman görülür.
Buna rağmen, fiziksel etkinliklerin kondisyonunuzu arttıracağını ve astımın üstesinden gelmenizde yardımcı olacağını unutmamanız önemlidir. Burun ve ağızlarını soğuk havaya karşı korumaları ve önleyici ilaçlarını doğru miktarlarda almaları şartı ile, astımlı kişiler soğuk havalarda bile etkinliklere düzenli şekilde katılabilirler. Egzersiz kişiye uygun şekilde seçilmelidir. Astımlı kişiler, genelde -5 dereceden daha soğuk havalarda egzersiz yapmamalıdırlar.
Soğuktan Kaynaklanan Astım, Soğuktan Kaynaklanan Alerjiden Farklıdır!
Soğuktan kaynaklanan alerji, özellikle soğuk suya maruz kaldıktan sonra görülen bir çeşit kurdeşen hastalığıdır. Soğuk havadan veya soğuk sudan kaynaklanan soğuk kurdeşeni, vücudun bir çok kısmında görülen şişmeler gibi ciddi tepkilere neden olabilir. Soğuktan kaynaklanan alerji, alerji şokuna sebep olabilir. Soğuktan kaynaklanan alerji, genelde oldukça soğuk sularda yüzülünce ortaya çıkar.
Soğuk Hava ve Havanın Toz ve Parçacıklarla Kirlenmesi
Şehir ve nüfusu yoğun olan yerleşim alanlarında, rüzgarın az ve trafiğin yoğun olduğu soğuk günlerde, havadaki gaz, toz ve parçacıkların miktarında artış görülmektedir. Yakımlı motorlardan (eski arabalardaki) havaya saçılan Nitrojen Dioksit, NO2, havanın kirlenmesine katkıda bulunabilir. Özellikle akciğer fonksiyonlarında azalma görülen astımlı kişiler, NO2’ye tepki gösterebilirler. Norveç’te dizel araçlardan çevreye yayılan eksoz gazların, açık havanın kirlenmesine büyük katkısı vardır. Trafiğin sebep olduğu kirliliğe ek olarak, soğuk günlerde sobalarda yakılan odunlar da, havanın kirlenmesinde ve havada uzun süre kalan toz ve parçacıkların oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Bu tür kirlenmeye en çok eski model odun sobaları sebep olurlar. Havada uzun süre kalabilen toz ve parçacıklar, kronik solunum yolu rahatsızlıkları olan kişilerde hastalıkların ortaya çıkmasına veya hastalıkların daha da ilerlemesine neden olurlar. Aynı şekilde, havada uzun süre kalabilen toz ve parçacıklar, alerjilere sebep olabilecek allerjenleri içerebilirler.
Korunma/Önleme
Norveç Astım ve Alerji Derneği’nden (Norges Astma- og Allergiforbund) temin edilebilecek Jonas ısıtma maskesi, soğuğa ve kuru havaya karşı çok iyi korunma sağlar, ve soğuk havalarda kendini kötü hisseden astımlı kişilere çok faydası vardır. Buna ek olarak, Jonas maskesi soğuk havada yapılan egzersizlerde çok iyi korunma sağlar. Süzgeçli başlık, boğazlık veya kaşkol, havanın akciğerlere ulaşmadan önce yeterince ısınmasında yardımcı olur. Böylece, soğuk havalarda burundan nefes alıp vermenin zor olduğunu düşünen astımlı kişilerin ve diğerlerinin, bu tür sorunları azalmış olur. Dahiliye mütehassısı veya akciğer uzmanlarından gelen tavsiye üzerine, Sosyal Sigorta (Folketrygden) tarafından ısıtma maskesi için size destek sağlanır. NAAF’a başvurarak temin edeceğiniz broşürleri okuyarak veya internet’teki adresimize girerek bu konuda bilgi edinebilirsiniz.
Soğukta ortaya çıkan astım rahatsızlıklarına karşı önleyici ilaçlar (bricanyl veya ventoline) mevcuttur. Bu ilaçlar, solunum yollarının açılmasını ve rahatsızlıkların azalmasını sağlar. Kişi kendini doğru şekilde korursa ve doğru ilaçları kullanırsa, astımlı kişilerin –15 dereceye kadar varan soğuk havalarda dışarı çıkmada çok fazla endişe duymalarına gerek kalmaz. Ancak, astım hastalığı oldukça bireyseldir ve hastalığın gelişmesinde büyük değişiklikler gözlenebilir. Bu nedenle, bazıları daha az soğuk havalarda bile nefes alıp verirken zorluk çekebilir. Kişinin kendi hastalığını tanıması ve kendi tepkilerini dikkate alması önemlidir.
Aynı zamanda unutmamak gerekir ki, diğer kişilere nispeten yaşlı, hasta ve küçük çocuklar çok soğuk havaya karşı daha az dirençlidir. Küçük çocukların, astımdan dolayı olan şikayetlerini dile getirmeleri de o kadar kolay değildir. Aşırı derecede olan soğuklar, ek olarak donma ve soğuk ısırması gibi başka türden sağlık sorunlarına da sebep olabilir. Özellikle cildiniz, kuvvetli rüzgar ve nemle birlikte soğuk havaya karşı daha çok maruz kalacaktır. 
 

Kaydet

Kaydet

8 Yanıt

  1. Çok geçmiş olsun, oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkürler 🙂

  2. Çok faydalı bir yazı hazırlamışsınız kışın kapıları çaldığı şu günlerde… Sizlere de çok geçmiş olsun. Sevgiler…

  3. Çok dikkatli olmamız gereken günler geldi bile (:

  4. Yine çok faydalı bir yazı olmuş. Şu soğuklar olmasa keşke. Ben hiç sevmiyorum soğuğu.

  5. Bahar Elkovan dedi ki:

    Kimse sevmiyor sanırım özellikle de astımlılar

  6. Bahar Elkovan dedi ki:

    Teşekkür ederim. Sevgiler

  7. Bahar Elkovan dedi ki:

    Ben teşekkür ederim. Sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir