Duygusal Zeka Neden Önemlidir?

Duygusal zekâ bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Göreceli olarak yeni bir kavram olan duygusal zekânın tanımlanışı sürekli değişmekte ve güncellenmektedir. Bazı psikologlar, duygusal zekâ ve duygusal bilgi olmak üzere iki ayrı terimin kullanılmasını tercih etmektedirler.
Zihinsel yeteneklerin ölçümünde, bilgi ve zekâ arasındaki fark oldukça açıktır. Psikolojik araştırmaların ışığında zeka seviyesi ölçümü veya IQ testleri, zihinsel biliş kapasitesinin değerlendirilmesinde güvenilir bir ölçüttür ve zaman içinde sabit kalır. Duygusal zekâ veya EQ’nun ölçümünde ise duygusal bilgi veya tecrübe ile zekâ arasındaki fark oldukça belirsizdir. Bu nedenlerle güncel EQ tanımlamaları uzmanların aralarında uzlaşamadıkları bir konudur. Bazı uzmanlar EQ’nun değişken, zamanla kazanılabilen ve artabilen bir yeti olduğunu iddia ederlerken; diğerleri EQ’nun sabit olduğunu ve artırılamayacağını öne sürmektedirler.

Duygusal Zeka Neden Önemlidir?

Eğitim Danışmanı Zübeyde Bağlan bu hafta duygusal zekâyı ele almış ve çocuklarda duygusal zekâyı geliştirmenin önemini şöyle anlatmış.
Akademik başarıları yüksek, çevresinde sevilen, dikkatli, çözüm odaklı nesiller yetiştirmede çocukların duygusal zekasındaki gelişim büyük önem taşıyor.
Çocuğun duygusal zekasını geliştirin
Çocuklarının duygularını görmezden gelen ve onları fazlasıyla serbest bırakan ya da sürekli davranışlarını eleştiren, cezalandıran anne-babaların çocuklarının geleceğiyle oynadığını vurgulayan uzmanlar, “Bu tip davranışlar, çocukların gelecekteki yaşam kalitelerini artırmada büyük paya sahip olan duygusal zekâsının düşük kalmasına yol açar. Bu da çocukların, gelecekte arkadaşları tarafından sevilen, popüler, kendine güvenli, dikkatli, alternatif çözümler üretebilen, olumlu düşünen, akademik başarıları yüksek bireyler olarak yetişmesini engeller” uyarısını yaptı.
DUYGUSAL ZEKÂNIN İLKOKULU; AİLE
Duygusal zekânın geliştirilmesi ve ebeveynlere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirme, bilişsel zekâ (IQ) ile duygusal zekânın (EQ) birbirlerini tamamladığını, ancak duygusal zeka becerilerinin yüzde 50’si doğuştan gelse de öğrenilebilir olduğunu vurgulmaktayız, “Duygusal zeka, bilişsel zekaya göre daha az kalıtım yüklü olduğu için bu konudaki eksiklikler telafi edilebilir”
Bu yüzden çocukların duygusal zekâlarının geliştirilmesinde anne-babalara ve biz eğitimcilere büyük görev düştüğünü: “Aile, ilk duygusal derslerin verildiği en önemli okuldur. Duygusal zekâsı yüksek olan anne-babaların bu konuda daha becerikli oldukları görülmektedir. Bu yetenek ilerleyen yıllarda gelişmeye devam etse de duygusal zekânın öğelerini oluşturmak için ilk fırsat, ilk çocukluk yıllarında ortaya çıkar.”
ANNE-BABA DAVRANIŞLARI DUYGUSAL ZEKÂDA ETKİLİ
Duygusal zekayı şöyle tanımlarsak: “Kendini tanıma, kendi duygu ve düşüncelerinin farkında olma, neyi niçin ve nasıl yaptığını bilme, duyguları yönetebilme, duyguların esiri olmadan onların gücünü kullanabilme, onları yapıcı bir şekilde ortaya çıkarabilme, kendini motive edebilme, harekete geçirebilme, başkalarının duygularını anlayabilme, empatinin gücünü kullanabilme, sosyal ilişkileri sağlıklı yürütebilme.”dir.. DUYGUSAL ZEKÂ AKADEMİK ZEKÂDAN ÇOK DAHA ÖNEMLİDİR..
Zübeyde BAĞLAN
Eğitim Danışmanı

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir