İlköğretime Hazır Mıyım?

Tüm çocuklar yaz tatiline başladı. Bu yıl anaokulu biten anne-babaların telaşı ise “çocuk ilkokula hazır mı?”

İlköğretim için erken mi? Değil mi? Buna nasıl karar vereceğiz?
Ortada olan sorunun cevabı en iyi şekilde büyütmeyi hayal ettiğimiz çocuğun geleceğini etkileyecek…

Kimi aile yaşı geldiğinde okula göndermekten yana. Kimisi de bir sene geç göndermek istiyor. En basit düşünceyle değerlendirirsek; ilkokula geç gönderecek ailelerin bağlı oldukları devlet okuluna milli eğitime iletilmek üzere bir belge vermeleri gerekiyor. “Çocuğumuz ilkokula gitmek için yeterli değildir.” diye. Ailelerin çoğunun sorunu göndermek istemeseler bile bu belgeyi bir fişleme olarak algılamaları.
Yaşı gelse bile çocuğunuzun eğitim almak için yeterli olmadığını düşünüyorsanız, bir yıl geç yazdırmak bence yıl kaybı değil. Eğitimi almaya yeterli olmayan çocuk temelinde sağlam başlayamayacağından ilerleyen yıllarda okuldan soğuyacak, kendini eksik hissedecek vs gibi bir çok sorunla karşı karşıya kalacaktır. Bu da ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlere neden olabilir.
Şöyle de bir şey var ki…
Eğitime hazır olan çocuğu göndermemekte farklı bir sorun. Bu kez de iki yıl anaokuluna giderek, bildiği şeyleri tekrar ederek okuldan sıkılabilir. Ya da başka problemler yaşayabilir.
Yani her durumda çocuğu çok iyi gözlemlemek ve acele karar vermemek lazım.

Devlet okulu mu? Özel okul mu?
Her ikisi için de ailelerin farklı kaygıları var. Sosyal çevre, maddiyat, eğitim vs, bir çok konu oldukça önem taşıyor. Çocuğun algısı, ailenin bütçesi ve sosyal çevresiyle uyumlu olan okulu bulabilmek ise samanlıkta iğne aramak gibi bir şey neredeyse…

Tabloda geçen yılki okula başlama yaşı var.
Çocuğun gelişiminin bir pedagog tarafından test edilmesi çok önemli. Pedagog’un yapacağı testler ve tespitlerle bir karar vermek en sağlıklısı aslında… Anne-baba olarak tabi ki çocuğumuzu en iyi biz tanırız ama eğitim aşamasında bazı şeyleri eksik görebilmemiz oldukça muhtemel. Ben kendi adıma devlet okulundan yanayım ama çocuğun her durumunu iyi tespit edip ona göre hareket etmek en mantıklısı…

Tabi bu durumda ailenin maddiyattı da çok önemli…
Ben bu süreçte işin içinden çıkamayıp, “Çocuk bu öyle ya da böyle büyüyecek akışına bırakmak gerek.” diyerek işten sıyrılmaya çalıştığım zamanlar da olmuyor değil hani :/Beylikdüzü’nde yıllardır Dört Mevsim Gelişim Anaokulu’nunda eğitim veren Eğitim Danışmanı Zübeyde Bağlan bu konuda bir çok soruya cevap verdi. Uzmanlardan fikir almanın oldukça önemli olduğu bu konuda Zübeyde Bağlan ile yapılan bu söyleşi oldukça faydalı olacak. 

İlköğretime Hazır Mıyım?

1- Öncelikle şunu sormak istiyorum. İlköğretim yaşı gelen her çocuk ilköğretime hazır demek mi?

İlköğretim yaşı gelen her çocuk ilköğretime hazır değildir. Okul olgunluğu denen önemli bir olgudan bahsetmek gerekiyor. Okula başlamanın resmi kriteri yaştır. Kanunlara göre, yedi yaşından gün alan çocuklar okula gitmeye hazırdırlar.  

2- Fakat, sadece yaş bir çocuğun okula gidebilecek olgunlukta olduğunu gösterebilir mi?
Hem fiziksel hem de psiko-pedogojik açıdan bakıldığında her çocuk yaşları aynı olsa bile eşit şekilde gelişmiş olmayabilir. Bu nedenle ilkokula başlama konusunda çocuğun okul olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığı tespit edilmelidir.

3- Bir çocuğun ilköğretime hazır olup olmadığı hangi segmentlere göre değerlendiriliyor? Çevremizde bir çok anne ve baba çocuğun ilköğretime hazır olup olmama durumunu zeka kapasitesi ile özdeşleştiriyor bu ne kadar doğru?
Genel olarak okul olgunluğuna sahip olduğu düşünülen çocuğun durumu aşağıdaki hususlar ışığında değerlendirilmelidir:

  • Sağlık ve fiziksel gelişim
  • Duygusal gelişim ve sosyal beceri
  • Öğrenme yaklaşımları
  • İletişim becerileri
  • Bilişsel durum ve genel bilgi durumu

Okul olgunluğu için bilişsel yeterlilikten bahsedilebilir ancak zeka doğuştan getirdiğimiz bir potansiyeldir. Dolayısıyla 6 yaşında da 16 yaşında da zeka değişmeyeceği için bu konuda kriter olarak almak doğru değil. Sadece doğru okula yönlendirme konusunda yardımcı olabilir. Örneğin, zihinsel yetersizlik söz konusu ise özel eğitim alması için yönlendirme yapılabilir.

4-Her çocuğun gelişim düzeyi aynı mı? İlköğretim yaşı gelen çocukların olgunluk düzeyi nasıl ölçülüyor?
Her çocuğun gelişim düzeyi aynı değil. Her çocuk farklı genetik yapıdan, farklı kültürel yapıdan geliyor, aynı şartlarla yetiştirilmiyor.  Çocukların okul olgunluk düzeyi; okul olgunluğu denen testlerle ölçülüyor. Ancak bu testler ince motor, bilişsel durum ve genel bilgi konusunda bilgi veriyor. Ayrıca fiziksel gelişimine ve sağlık durumuna da bakmak lazım. Her çocuğun ilköğretime başlamadan önce işitme testi yaptırması ve göz doktoruna muayene olması gerekiyor.

5- İlköğretim yaşı gelen bir çocuğun “hazır olmaması” durumunda ailelere ne önerilir?
Eğer çocuk ilköğretim yaşına gelmiş ve hazır değilse; hazırlık sınıfını tekrar etmesi faydalı olacaktır. Ayrıca eksik olduğu alanların belirlenmesi ve bireyselleştirilmiş bir eğitim programı hazırlanarak çocuğa uygulanıp yaşıtları seviyesine getirilmesi gerekiyor. Bu kararın verilmesi konusunda aile-öğretmen ve uzmanın ortak bir şekilde karar alması faydalı olacaktır.

6- İlköğretime hazır olmadığı belirlenen bir çocuğa genellikle anaokulunu tekrarı öneriliyor. Bu durumunun avantajları nedir? İleri dönemde çocuk üzerinde olumsuz etkileri olabilir mi?
Ben de aynı şeyi öneriyorum. Ama her çocuğa değil. Bazı çocuklar destekle ilköğretime başlayabiliyorlar. Aile açısından bir yıl kaybediyormuş gibi görünüyor ama geleceği için bir yıldan fazlasını kazanıyorsunuz aslında. Bir kere çocuğun özgüven gelişimi için oldukça faydalı. Çünkü yeterli olgunluğa erişmeden ilköğretime başlarsa geride kalıyor ve akademik başarısızlık benlik saygısını, özgüvenini yitirmesine neden olabiliyor. Bu durum her çocuk için önerilmediği için, çocuğu iyi tanıyan öğretmen-uzman ve aile işbirliği ile verilecek bir karar olduğundan uzun vadeli olumsuz etkileri olacağını düşünmüyorum.

7- Okul  seçiminde veliler nelere dikkat etmeli?  Okul  ve öğretmen seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
Okul seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, binanın güzelliği ve sosyal faaliyetlerden ziyade öğretmenin doğru seçilmesi. Çünkü çocuğunuz 5 yıl boyunca seçtiğiniz öğretmenle eğitim görecek. Veli-öğretmen iletişimine açık bir öğretmen mi, alandaki tecrübesi nasıl bunlar önemli kriterler. Ayrıca okullarda pek çok emekliliği bekleyen öğretmen var ki ben bu öğretmenlere çocukların verilmesi taraftarı değilim. Çünkü eğitiminin yarısında öğretmen değişimi yaşasınlar istemiyorum. O yüzden öğretmenin emeklilik ve tayin durumuna da dikkat etmek gerekiyor. Öğretmenin hangi materyalleri kullandığı, nasıl bir eğitim yöntemi izlediği, görsel öğrenmeye önem verip vermediği de dikkat edilmesi gereken diğer hususlardan. Bir diğer önemli nokta da öğretmenin kişisel hırsları için çocukların çocuk olmasına izin verip vermiyor oluşu.
Bunu şöyle açıklamak gerekirse; bazı öğretmenler okul içindeki konumları ve performansları için çocuklara oldukça yükleniyorlar. İlköğretim ilk seviyedeki çocukların, hala çocuk oldukları gerçeğini unutuyorlar. Bu çocuklar anaokulu gibi rahat bir ortamdan ilköğretime başlıyorlar. O yüzden biraz daha esnek olmaları gerekiyor öğretmenlerin. Sanırım bu konuda en güzel soruyu yuvadaki bir öğrencim annesine sormuş: “Annecim büyük okulunda da oyuncak günü olacak mı?” Bu cümleden de anlaşılacağı gibi adaptasyon ve uyum konusunda daha toleranslı ve esneyebilen bir öğretmen tercih nedeniniz olmalı.
Bunların dışında okul idaresinin iletişimi konusunda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Öğretmen ve idare dışında, okulun çocuğun evine yakın olması da tercih nedeni. Çünkü çocuklar küçük yaşlarda erken kalkarak tüm günü yollarda geçiriyorlar. O yüzden de eve geldiklerinde ödev yapacak halleri kalmıyor. Öğretmen, idare kriterleri sağlandıktan sonra da sosyal faaliyetleri araştırarak çocuğunuz için doğru okula karar verme sürecini tamamlayabilirsiniz.  Türkiye şartlarında devlet okullarında dikkat edilmesi zor olsa da bir diğer önemli nokta ise; sınıf mevcudu. Eğer şartlarınız uygunsa sınıf mevcudu çok kalabalık olmayan bir sınıfta çocuğunuzun eğitim görmesini sağlayın.

8- “Doğru okul, doğru öğretmen” olguları ne kadar gerçek? Bu olguların çocuğun öğrenim yaşamı üzerindeki etkileri nedir?
Doğru okul ve doğru öğretmen, geleceğinizi etkileyen olgular. Uzun vadeli ders çalışma becerilerini ve okulu algılayış biçimini öğretmenler etkiliyor. Eğer travmatik olgular üzerinden değerlendirme yapılırsa çocukların pek çocuğunda ilkokuldaki öğretmenleriyle ilgili sorunlar göze çarpıyor. O yüzden doğru öğretmenin seçilmesi uzun vadeli akademik başarısına da olumlu olarak yansıyor. Her çocuk değişime çok kolay uyum sağlayamayabilir. O yüzden doğru okul ve öğretmen seçmek bu anlamda önemli. Eğer seçiminiz sizi sıkıntıya uğratıyorsa ve değiştirmeye karar veriyorsanız, bu durum çocuğunuzu olumsuz bir şekilde etkileyebilir.

9- Bir çocuk gelişimi uzmanı olarak  “ilköğretim” kararı aşamasındaki ailelere önerileriniz var mı?
Bütün ailelere bol şans ve sabır diliyorum. Zor bir süreç sizleri bekliyor. Okul değil öğretmen seçmenizi öneriyorum. O okuldaki eski velilerle iletişime geçip bilgi alabilirsiniz, okul idaresinden objektif bilgi alma şansınız her zaman olmayabilir. Öğretmenin beklentileri konusunda dikkatli olabilirsiniz. Öğretmenin kriteri; çocuğun başarılı olması mı yoksa hem başarılı hem de mutlu ve huzurlu bir çocuk olması mı? Eğer daha detaylı bilgi isteniyorsa da Milli Eğitim Bakanlığı’ndan da okulla ilgili bilgi almak mümkün. Eğitim serüveninizde çocuğunuzla iyi yolculuklar dilerim.

Eğitim Danışmanı
Zübeyde Bağlan

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

2 Yanıt

  1. LEZZET TRAMVAYI dedi ki:

    TAM YAŞINA GELİRSE OKULA GİDERSE KOLAYLIK OLUYOR bENCE HAZIR OLDUGUNUZDA HERSEY MUKemmel oluyor

  2. Keyifli anne dedi ki:

    Bende Kasım doğumlu olarak geç başladım iyiki öyle olmuş diyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir