Anaokulu’na Alıştırma Süreci

Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun yeni bir ortamda daha önce tanımadığı kişilerle birlikte olma fikri onda kaygı uyandırabilir ve desteğe ihtiyaç duyabilir. Hele ki okul öncesi dönem çocukları, kişilik özelliklerinin getirdiği farklılıklar (fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal olgunluk) ve ailelerin farklı yetiştirme tutumları sebebiyle çok çeşitli davranışlar gösterebilirler.
Bu demek değildir ki her çocuk ağlar ya da her çocuk kolay adapte olur. Her çocuk farklıdır bu yüzden de karşılaşabilinecek durumlara hazırlıklı olmak, doğru davranışları göstermeye gayret etmek en ideal olanıdır.

Anaokuluna başlamadan önce oyun gruplarına giden öğrencilerin bu uyum sürecini daha az sancıyla atlattıkları doğrudur. Ancak çocuklar her zaman şaşırtır, buna hazırlıklı olmanızda fayda vardır. Örneğin hiç problem yaşamayacağını düşündüğünüz çocuğunuz, sadece sınıfında başka bir çocuk ağlıyor diye beklemediğiniz tepkileri verebilir.

Anneye aşırı derecede bağımlı olan, korumacı bir tutumla yetiştirilen çocukların da uyum sürecinde desteğe ihtiyaçları vardır. Çünkü okul başladığında sınıflarda artık ilginin odak noktası onlar değillerdir, eskiden gördüğü alakayı sınıfta bir çok çocukla paylaşmak durumdadırlar ve zaman zaman bazı işlerini kendi başlarına halletmek zorundadırlar.

Örneğin evde çocuğunuza sürekli “Susadın mı?” diye soran bir anneyseniz ve çocuğunuz kendiliğinden ihtiyaçlarını talep etmeyi öğrenmemiş, hep hazırına alışmışsa bu konu bile onun için bir zorluk olabilir. Peki bunlara ne gibi çözümler getirebiliriz?

Okulun İlk Günü…

  • İlk sabah telaş, stres ya da heyecanınızı mümkün olduğunca kontrol altına almaya çalışın. Çünkü bütün bu duygusal iniş çıkışlar bulaşıcıdır. Çocuğunuz “Normal olmayan birşeyler var.” diye düşünür
  • Annem babam heyecanlıysa ben de heyecanlanmalıyım diye algılayabilir. Bu sebeple de en doğal halinizle olmaya özen gösterip sakinliğinizi korursanız, çocuğunuzda panik yapması gereken bir durum olmadığını düşünecektir.
  • Okula gelirken arabada çocuğunuzun telefon/tablet benzeri elektronik oyuncaklarla oynamasına izin vermeyin. Çünkü okula vardığınızda onlardan ayrılması ve okul bahçesine girmesi hiç te kolay olmayacaktır.
  • Okulun ilk günü her zaman çok özeldir. Bu sebeple aileler kimi zaman çok kalabalık bir şekilde gelirler. Ancak siz mümkün olduğunca bu sayıyı az tutmaya özen gösterin. Ne kadar çok anneanne, babaanne ve dede o kadar çok nazlanma, ayrılamama ve duygusal anlar demektir.
  • Çocuğunuzu öğretmenlere teslim ettikten sonra onu hangi saatte gelip alacağınızı söyleyin ve vakit kaybetmeden vedalaşıp gözden uzaklaşın. Bu noktada vedalaşmak şu sebeple önemlidir: çocuktan gizli kaçmadığınız için güvenini kırmamış olursunuz. Bunun yanı sıra gerçekten gittiğinizi bilir ve ona göre kendi davranışlarını ayarlar. Ayrıca söz verdiğiniz zaman gelmeniz de yine ondaki güven duygusunu pekiştirir. Bu noktada, benim çocuğum çok küçük daha saat kavramını bilmiyor diye düşünebilirsiniz. Böyle bir durumda da “sınıftaki oyun bitince, ya da yemek bitince geleceğim” şeklince onu bilgilendirebilirsiniz.
  • Çocuğunuzu diğer öğrenciler ile kıyaslamayın. Uyum sürecinde her çocuğun farklı tepkiler vereceğini unutmayın. “Bak kimse senin gibi yapıyor mu?” cümlesinin kullanılmamasına özen gösteri.
  • Ve en önemlisi sınıf öğretmenlerinin yönlendirmelerini dikkate alın. İlk Haftalar Evde…
  • Sırt çantasını vs. almak için alışverişe mutlaka çocuğunuzla beraber çıkın. Ona seçim yapma şansı tanıyın. Fikirlerini sorarak hoşuna giden şeyleri satın almaya çalışın. Diğer bir deyişle onu bu değişimin bir parçası yapın ki olayların kendi kontrolü dışında geliştiği hissine kapılıp kaygı düzeyinde bir artış olmasın.
  • Okula alıştığını düşündüğünüz çocuğunuzdan birkaç hafta sonra bir sabah “Okula gitmek istemiyorum” cümlesini duyarsanız sakın şaşırmayın. Bunlar son derece olağan durumlardır. Ona “Baban hergün işe gidiyor ben de öyle sen de okula gideceksin” ya da “ Benim de hergün yapmam gereken işler oluyor senin de okula gitmen gerekiyor diğer bütün çocuklar gibi” şeklinde bir açıklama yapın. Ve ardından mutlaka okula getirin. Eğer bir kez bile onun bu isteğini gerçekleştirirseniz bu konuda dizginleri çocuğunuza vermiş olursunuz. Ve canı her istemediğinde bunu size karşı kullanır. Bu sebeple tutarlı ve kararlı bir şekilde her gün okula getirmeniz çok önemlidir.
  • Çocuklar yemek yerken ya da oyun oynarken evde tek başlarına olduklarından sıra bekleme durumu olmaz. Ancak okul hayatı başladığında bazı aktivitelerde, yemek yerken ya da öğretmenin dağıttığı bir oyuncağı alırken sıra beklemek zorunda kalırlar. Bu durum okula yeni başlayan çocuklar için pek te kolay sayılmaz. Bu sebeple okul dışındaki zamanlarda, sırada beklenmesi gereken ortamlarda ona model olun ve neden sırada beklendiğinin açıklamasını yapın. Böylece okulda çok daha kolay uyum göstermiş olacaktır. Okula Alışma Süreci Geride Kaldı….
  • Sınıf arkadaşlarının velilerinin iletişim bilgilerini alarak, okul dışındaki çeşitli organizasyonlar için haberleşebilirsiniz. Örneğin çalışıyor iseniz, çalışmayan bir anne ile okul sonrası çocukları tiyatroya yollayabilir ya da haftasonları sınıf arkadaşları ile çocuğunuzu görüştürebilirsiniz. Böyle buluşmalar, hem çocuğunuzun sosyalleştirir ve arkadaşlık ilişkilerini kuvvetlendirir hem de aileden bağımsız olabilme yetisi kazanmasına olanak sağlar. Özetle, sabretmeyi ve beklemeyi öğrenmiş, anneye bağımlılık yerine bağlılık gösteren, evde istekleri makul ölçüde karşılanan, duygu, ihtiyaç ve isteklerini uygun şekilde ifade edebilen çocuklar ve yukarıda yazılanları da dikkate alan ailelerle beraber kolay bir adaptasyon süreci geçer.

Anaokul süreci ,çocuklar için güzel bir okadarda güzel bir yoldur. Bu süreçte Ailelerin sabırlı ve tutarlı olması çok önemlidir.

Sevgiyle kalın
Eğitim Danışmanı
Zübeyde Bağlan

Kaydet

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir