Nihal ile Hüzün Sarısı Saptamalar

Bu hafta alanlarımız çok farklı olan Nihal Yeşiltaç Oran konuğum. Yıllardır kozmetik bloğu yazan Nihal, kesinlikle oje tutkunu. Hatta bazı takipçilerinin zaman zaman tırnaklarına takılmasından kaynaklı “bayan tırnak” diyorum ben kedisine ☺
Aslında kozmetik ürünler ve makyaj pek ilgi alanım değil ama Nihal’i takip etmeyi seviyorum. Çünkü gerçek bir blogger ve vaktini bloğu ve blogunun sosyal destekçisi olan alanlarda geçiriyor. Yani nereye baksam Hüzün Sarısı… Bu benim oldukça hoşuma gidiyor açıkçası. İşte bu nedenle Nihal’i bu hafta misafir ediyorum. Özellikle gerçek blooggerlara sahip çıkma çabası, bloggerlık ve yazarlık hakkındaki deneyimleri benim için kıymetli.
Nihal bana kızabilir şimdi, madem sıkı takipçimsin neden yorumlarda aktif değilsin diye? Ben hiçbir kozmetik yazarına verimli olamıyorum maalesef, çünkü kozmetikten anlamıyorum. Sadece yorum yazmak için de yazmak istemiyorum ☹ Ama Nihal gibi birkaç kozmetik bloğunu takipteyim ve öğreniyorum yavaş yavaş ☺
Gelelim Nihal’e…
Yani Hüzün Sarısı’na…

Merhaba Nihal. İtiraf edeyim Hüzün Sarısı isimi başta fazla arabesk gelmişti ama tanıdıkça ismin sana gerçekten uyumlu olduğunu gördüm ve ciddi akılda kalıcı bir etkisi var. Bu ismin de bir hikayesi var diye biliyorum. Hem isminin hikayesini hem de biraz kendini anlatır mısın? Mesela ne zamandır blog yazıyorsun ve Hüzün Sarısı’nın hikayesi nedir, nasıl başladı?

Merhaba. Evet bu ismin bir hikayesi var. Yıllar önce Müslüm Gürses’e albüm yaparken seçtiğimiz şarkılarının birinin içinde geçiyordu Hüzün Sarısı. Etkileyici gelmişti bana. Blog açma kararı verince de farklılık olsun diye hemen bu ismi uygun gördüm ve kararı verdim.  Blog yazmaya başlayalı 3 yıl oldu ama yazarlık geçmişim 1991 yılından beri.
Blog açma fikri de bir arkadaşımı başladığı teşebbüste yalnız bırakmamam gerekiyordu ve bunun için bir blog sahibi olmam lazımdı. O şekilde açtım blogu ancak buralara kadar geldi. Tabi başlangıç ile gelişmenin bu kadar farklı olmasının sebebi yazmayı çok seviyor olmam. Platform fark etmiyor. Kendi kendime okul defteri ve kurşun kalemle yazar saklarım ben.
Bunun dışında benim işim basın ve halkla ilişkiler. Ben gazeteceyim, Bir gazetede genel yayın yönetmenliği yapıyorum. Aynı zamanda köşe yazdığım platformlar var. Blog benim hobim.

Geçtiğimiz sene Pastel’in bir yarışmasında marka isminle tasarladığın bir renk derece aldı ve şu an hala satışta. Buradan seni tekrar tebrik ediyorum.

Çok teşekkür ediyorum. Evet blog adımı ve rengini verdiğim yapısını tasarladığım oje birinci oldu. Bu benim için çok kıymetli bir olay ve anı. Destek veren takipçilerime bir defa da buradan teşekkür etmek isterim.

Ben çoğu zaman paylaşılan postlara gelen yorumları okurum. Senin paylaşımlarında da oldukça değişik yorumlar oluyor. Yazıları ya da ürünleri eleştirenler olmalı zaten ama tırnaklarınla köfte nasıl yapıyorsuna kadar birçok ilginç yorum okuyorum. Kimisine tepkisiz kalıyorsun ama zaman zaman sessiz kalamadığın durumlar da oluyor. Böyle zamanlarda ne yapıyorsun? Var mı senin unutamadığın diyaloglar ☺

Tırnaklarımla ilgili olumsuz yorum çok az aldım. Evet köfte yoğuruyorum ama sadece köfte değil tüm yemeklerde eldiven kullanırım. Dolayısı ile kısa tırnak ile yemek yapanlardan daha hijyenik olur yaptığım yemekler. Bir defasında “cadı gibi tırnakların var demişti bana bir takipçim” ben de ona “evet çünkü ben bir cadıyım” demiştim ve diğer takipçilerimle birlikte baya gülmüştük bu duruma. Çok takıldığım şeyler değil. Herkes uzun tırnak sevmeyebilir.
Kötü yorumları daha çok insanların hatalarını içeren yazılarımda alıyorum ve bu yorumlar genelikle isimsiz olarak gelir.
Unutamadığım tek bir diyalog değil de yazıma karşı olanların genel tepkisi var, unutamadığım. Blogger ile instabloggerın emeğinin aynı olduğu konusunda iddialaşmaya çalışmışlardı benimle. Algıları dar olunca monolog olarak kaldı, diyalog haline dönemedi.
Sanki biraz sivri dillisin diyebilir miyiz? Dik bir duruşun var; belki de bu seviliyordur ne dersin?
Aslında sivri dilli değilimdir. İnsanları kırmaktan korkarım ama bir nokta vardır ki bende o noktayı zorlayan olursa düşünmem kim ne kadar kırılmış diye. Sadece sonuç ne olursa olsun doğruyu söylemeye ve yazmaya çalışıyorum. Yanlış olan bir olayı doğru gibi göstermem mümkün değil.  Hatalı bir şey gördüğümde bunu yazmak, söylemek benim görevim gibi geliyor. Sanki benim yazılarımla bir kişi doğruyu fark etse ben görevimi tamamlayacakmışım gibi hissediyorum. Bu sorumluluk duygusu baba mirası.
Sevilme konusu biraz düşündürücü. O konuda şunu söyleyebilirim. Beni ya çok seviyorlar ya hiç sevmiyorlar, ortası yok. Bir de sevmeyip seviyor görünenler var, buradan bakınca çok komik görünüyorlar.
Belki ukalaca gelebilir okuyanlara ama duruşumun takdir edildiğini biliyorum, dile getirmeseler de. Benim yaptığım zor bir şey değil onlar da yapabilir aslında ama nefis denen şeye herkes sahip olamıyor.

Sosyal platformların hepsinde oldukça aktifsin ve oldukça sıkı takipçilerin var. Hitap ettiğin kitlenin genç kesim olmasının da avantajı var bundan ama uzun süre aynı istikrarda devam ediyor olmak büyük başarı. Sence en çok neler ilgi çekiyor? Ne tür paylaşımlar daha çok izleniyor?

Elimden geldiğince yaptığım işin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum aslında. Kozmetik paylaşımlarında yaş ortalaması 30 gibi. 14 yaşında takipçim de var 60 yaşında takipçim de.  Paylaşımların düzenli olması ve her yaş grubunu memnun etmeye çalışmamla ilgili olabilir. En fazla gün içinde kullandığım kozmetik ürünleri istek alıyor ve tabi ojelerim. Bunun yanında arada yazdığım farklı yazılar için de beni takip eden çok insan var. Sırf bu sebeple ikinci bloğu açtım. Kozmetik dışı yazılarımı Hüzün Sarısı Saptamalar isimli bloğumda yazmaya başladım mesela.

Başka platformlarda da yazıyorsun. Bildiğim kadarıyla köşe yazarlığı yapıyorsun ve aynı zamanda sosyal medya uzmanısın.  7/24 yazıp-çizmek ve sosyal medya ile haşır neşir olmak işinin bir parçası. İşin içinde deneyimlemekte olunca açıkçası nasıl yetişiyorsun merak ediyorum?

Daha önce çok defa nasıl yetiştiğim konusunda soru aldım. Onlara da aynı cevabı verdim. İnsanlar sevdiği işi yapıyorlarsa daha az yorulurlar. Yazmak benim için terapi gibi. Tabi zaman konusunda ciddi sorunlar yaşıyorum. Bir şeylerden feragat etmem lazım, ben de uykumdan ödün vererek yetişmeye çalışıyorum. Evet köşe yazarlığı yapıyorum ve haber hazırlıyorum.
Sosyal medya yaptığım işin bir parçası. Yazıp çizdiğim platformlarda herkese ulaşmak mümkün değil. Bu sebeple sosyal medya hesaplarımda yazılarımın duyurusunu yapıyorum. Laf aramızda; bu takipçiyi alıştırdım sanıyorum bekliyorlar paylaşımı. Ondan sonra geliyorlar yazıyı okumaya.

Gelelim blogger olabilme heveslilerine. Son dönemde bir blog açılıyor bir blog kapanıyor. Bunu hakkıyla yapana sözüm yok ama çok fazla para kaynağı olarak görülüyor sanki. Hatta sosyal medyada takipçi satın alıp, firmalardan ürün tanıtımınızı yapabilirim diye mailler atan çok fazla isimle karşılaştım. Sen ne düşünüyorsun? Blogger olmak hevesiyle yola çıkanlara ne tür tavsiyelerin olur?

Aslında saatlerce yazabilirim bu konuyu. Çünkü çok detaylı, çok dallı budaklı bir mevzu. Bugüne kadar gördüğüm iki çeşit blog açma meraklısı var. Bunlardan biri gerçekten amacı yazma, paylaşmak olanlar. Diğer kesim ise bloggerların marka ile olan iş birliklerini görüp, sadece kazanç amaçlı bu işe odaklananlar. Kazanç amaçlı bu işi düşünenler, baştan kaybedenler. Onlara sadece akıl fikir dilerim, tavsiyem olamaz. Ama yazmayı benim gibi önemseyenler, paylaşmayı sevenler için söyleyeceklerim elbette var. Yaptıkları işin önemli bir iş olduğunun farkına varsınlar. Bloglarını kendileri ile birlikte geliştirsinler. Eğer maddi imkanları varsa özel tasarım yaptırsınlar. Google blogları sever ama blog yazarları da aynı ölçüce bloglarını sevmeli. Vakit ayırmak zorundalar. Blogu açıp ayda 1 tane yayın girerek başarılı olmayı beklememeliler. Blog açarken isim de önemli. Mesela kozmetik bloğu açacak Makyaj Öcüsü diye bir isim buldu ama daha önce bu isim alınmış. O da farklı bir şey düşünmek yerine Makyajjj Öcüsü şeklinde alıyor ismi. Çok çok yanlış. Bu şekilde marka olamaz, o ismi ilk alana yarar bu eylem.
Etik değerler vardır, hani yazılı olmayan kurallar. Bunları da bilmeli blog yazarı. Yarın kendisi ile hesaplaşmamak için. Şu sıralar en gözde sosyal medya platformu Instagram. Burada da sahte takipçi alarak güçlü görünmeye insanları kandırmaya çalışıyor bazıları. Bu da bloggerları ciddi zan altında bırakıyor. İnsanların bloggerlara güveni azalıyor bu gibi garip hırsları olan insanlar yüzünden.
Kazanç konusuna gelince. Markam dışında bir kazancım olmadı benim 3 yıl içinde. Tam tersi para harcıyorum hala. Blog tasarımı için para verirsiniz, ürün alır dener para veririsiniz. Organizasyonlara çağırılırsınız uçak biletinizi otel paranızı cebinizden verip para harcarsınız. O sebeple biraz yetenek biraz şans işi ama zamanın önemi çok büyük.
Yazının girişinde de bahsettiğin gibi bloglara sahip çıkalım, önce blog dedim. Hatta sadece instagram hesabı olup bloğu olmamasından üzüntü duyduğum insanlara geceler boyu uğraşıp blog açtığım olmuştur ama çoğu instagram hesabını kullanmayı tercih etti ve benim emeğimi çöpe attı. Çünkü blog için gerçekten zaman gerekiyor, gönül işi blog yazmak. Amacı başka olanların blog yazmakla işi olmuyor.

Blog yazmak emek işi. Kuralları kaideleri var. Bu işi layığıyla yaptığın için çok teşekkür ederim. Başarılarının devamını diliyorum. Sevgiler.

Gerçekten emek işi. Kurallara uyan hiç bir şey kazanmazsa takdir kazanır. İlgin ve bu güzel soruların için ben teşekkür ederim. Hep birlikte başaralım inşallah.
Yazımızı buraya kadar okuyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki var onlar.
Sevgiler

Nihal Yeşiltaç Oran’ın sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Facebook: facebook.com/huzunsarisiblogsayfasi/
Instagram: huzunsarisiblog
Twitter: huzunsarisi
Youtube: huzunsarisi
Snapcaht: huzunsarisi
Google Plus: huzunsarisi
Blog: www.huzunsarisi.com

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

22 Yanıt

  1. Kozmetik blogları konusun da senden farklı değilim Baharcım ama takip ettikçe çokkk çok sevdiklerim oldu sevgili Nihal de başı çekiyor diyebilirim on parmağına on marifeti yerleştirip hepsinin de hakkını dürüstçe, yerin de tarafsız ,objektif bir sunumla bizlere yansıtan demir leydi duruşu altın da yufka yürekli bir dünya güzeli benim gözümde kalbimde ki yeri böyle ve fazlası .
    Her ikinize de başarılarla dolu çalışmalarınızın sonsuz olmasını diliyorum.Sevgiyle kucaklıyor ve öpüyorum sizleri.

  2. Fazla uğrayamadığım için yeni fark ettim blog tasarımın hayırlı olsun canım 🙂

  3. Beautybeybi_ dedi ki:

    Merhaba canım çok eğlenceli bir söyleşi olmuş severek okudum 🙂 Bu arada Nihal’i ben çok severim hakkında bilmediklerimi de öğrenmiş oldum 🙂 Sevgiyle kalın

  4. Nurdan goksu dedi ki:

    Ne guzel samimi bir yazi olmus..Sevgili huzun sarisini sanal ortamda yaklasik 4.5 sene once tanidim .Yuz yuze tanisma firsatini bulan sansli insanlardan biriyim Sıkı bir blog takipcisiyim ancak iclerinden sadece 3-5 tanesine guvenir tavsiyelerine kulak veririm bunlardan en onde geleni huzunsarisidir.Cunku durust ve samimidir O ayni zamanda kalemi saglam yazilar yazan bir gazeteci ve mukemmel bir annedir..Sevgiyle kalin

  5. Özlem Gül dedi ki:

    Bloğuunuza bu kadar özen göstermeniz takdirebşayan bir durum, sizi tebrik ederim..çok keyifli bir pazar yazısı olmuş, emeğinize sağlık

  6. irem dedi ki:

    Nihal’i çok severim güzel bir röportaj olmuş :-))

  7. Iki sevdigim bloggerdan dürüst ve keyifli bir söylesi olmus. Bloglarimizin yeri ayri zaten devam ettieemeyecek kar amaçli baslayan iki yazi yazip birakiyor. Zannediyorlar ki sosyal medyadaki gibi kolay takipçi gelir oysa blog çok farkli. Ikinize de sevgiler.

  8. Emine kanak dedi ki:

    Her iki blogunuza severek takip ediyorum nihal hanımın ve bloglar ic8m verdiği emeğe gerçekten hayranım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir