Minik Misafirler! Odanıza…

Geceleri ansızın eşinizle ortanıza sıvışan, odasında tek başına yatmamak için huysuzluk çıkaran, yatak odanızın davetsiz misafirine fazla toleranslı davranmamanızda fayda var.

Ana okulumuzda ailelerin en sorduğu sorulardan biri de bu sorunun çözümüdür.

O nedenle bu hafta bu konuyu ela almak istedim.

Yalnız yatmak istemeyen çocuklar her anne-babanın bir dönem sorunu olmuştur. Yaşamın ilk 1 yılı, çocukta “temel güven duygusu”nun geliştiği dönemdir. Çocuk hayatının bu ilk yılında annesinin yanında olmasına, sevgi gösterilmesine, bakım verilmesine çok ihtiyaç duyar. Çocuğun gereksinimlerini ifade etme, dış dünyayı tanıması ve beslenmesinde en önemli aracı bu dönemde ağız ve dudaklardır. Bu nedenle emzirmenin de sadece çocuğunuzun beslenmesi açısından değil, hem sizinle tensel bir temas sağlaması hem de gerginliklerinin giderilmesi açısından önemi büyüktür. Bu dönemde çocuğunuzun ulaşabileceği en yakın yerde olmanız, çocuğunuzun bu gereksinimlerinin sağlanmasında önemlidir.

Bundan sonraki dönemde çocuğunuz için ayrılıklar daha az kaygı verici bir hal almaya başlar ve onda yarattığı gerginlik eskiye göre çok daha kolay katlanılabilecek düzeylere iner. Çeşitli nedenlerde çocuğunuzun hayatının bu ilk yılı, uzun süreli ayrılıklar ve ilgisizlik ile geçerse, ileriki yıllarda yakın ilişkilerinde güvensiz, sıcak ilişki kuramayan, kaçıngan, içe dönük veya empatiden yoksun bir yapı sergileme eğiliminde olur.

İşte tüm bu nedenlerle ve ayrıca çocuğunuzun uyku uyanıklık alışkanlığı, beslenme alışkanlığının oluşturulması ve sizin buna uyum sağlamayı öğrenebilmeniz için, bebeğinizin özellikle ilk bir yılında, birlikte yatmanıza ihtiyacı vardır.

Bu yaştan sonra çocuğunuz, artık annesi ve babası ayrı odada olsa da, kendisine kolayca ulaşabildikleri takdirde ayrı kalabilmeye alışabilmektedir. Temelde ayrı odada yatabilme becerisinin gelişmesi, çocuğunuz için tıpkı yürümek, koşmak, kaşık tutabilmek gibi çok keyif verici, bağımsızlaşmayı ve bireyselleşmeyi gösteren ve öz güveni artırıcı gelişmelerdir. Çocuğunuzun ayrı bir odada yatabilmesi özellikle kreşe ve okula başlama süreçlerinin rahat geçirilmesini sağlamaktadır. Başlangıçta kaygı yaratabilecek “kendi odasında yatma deneyimi” zaman geçtikte ve tekrarladıkça kaygının giderek azalmasıyla birlikte gurur verici bir eyleme dönüşecektir.

BİZLERE DÜŞEN GÖREV NEDİR?

Bu geçiş dönemlerinde size düşen görev, çocuğunuzun yaşayabileceği endişeyi anlayabilmek, destekleyici ve cesaretlendirici olmaktır. Çocuğunuzun herhangi bir başarısız deneyiminden sonra sizin de kaygılanmanız ve katı davrandığınız düşüncesiyle suçluluk duygusuna kapılmanız, çocuğunuzun bir sonraki girişimi için cesaret kırıcı olacaktır. Örneğin; kendi odasında yatmaya başlamış çocuğunuzu, herhangi bir korkulu rüya sonrasında tekrar odanıza geri almanız yanlış bir davranıştır.

Bunun yerine bir süreliğine yatağının yanında oturarak, çocuğunuzun başını okşayıp rahatlattıktan sonra uyumasını sağlamak daha doğru davranış olacaktır. Ayrıca çocuğunuzun odasının ayrılmaması; sizin, eşinizin ve çocuğunuzun yatış saatlerinde değişikliklere neden olacak, ebeveynler olarak sizler ayrı odalarda yatmak durumunda kalabilecek, bu da sizin ilişkinizi olumsuz etkileyebilecektir.

Eğitim Danışmanı

Züzbeyde BAĞLAN

2 Yanıt

  1. Kizim odasina çagirir çogu zaman gidip gelmektwn bikip yaninda uyuyakalirim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir