Cevaplandırmakta Zorlandığımız Sorular

Çocukların Cevaplandırmakta Zorlandığımız Soruları

Her anne baba bir dönem çocuğun meraklı sorularına maruz kalıyor. Özellikle bazı sorular varki cavaplamakta zorlanıyoruz. Eğitim Danışmanı Zübeyde Bağlan bu yazısında çocukların cevaplamakta zorlandığımız sorularına dair ufak örnekler ve cevaplayabileceğimiz basit yöntemlerden bahsetmiş.

Çocukların 3-4 yaş civarında cinsellikle (doğum, cinsiyet farkı vb.) ilgili merakları ortaya çıkar ve konuyla ilgili sorular sormaya başlarlar. “Bebek annemin karnına nasıl girdi?”, “Bebek nasıl doğuyor?”, ya da cinsellikle ilgili çeşitli soruları artık cevaplandırılması gereken sorular halini alır. Bu durumda anne babalar da ne yapacaklarını bilemez ve şaşırırlar. Bir kısmı duymamazlıktan gelirken, bir kısmı dili döndüğünce cevaplandımaya çalışır. Kimisi ise çocuğuna ayıp bir şey yapmışcasına kızar. Çocuk içindeki merak duygusu bastırılmış, sorularına cevap bulamamış ve üstüne bir de azarlanmış halde utanarak kalıverir. Elbette bu, istenilen bir durum değildir. Çünkü çocuklar böyle bir durumda meraklarını gidermek, cevap bulmak için başka yollara başvurabilirler.

Soruları yanıtlamada temel alınan nokta çocuğun yaşına uygun olacak şekilde cevaplar vermektir. Kesinlikle bir cevap verilmelidir ancak yapılacak açıklama gereğinden fazla ya da anlaşılamayacak kadar az olmamalıdır.

Genellikle çocuklar 3 yaşına kadar cinsiyetlerle ilgili farklara ilişkin sorular sorarlar. Böyle bir durumda kız ve erkeklerin farklı oldukları ve kendilerine has birtakım özellikleri olduğu anlatılmalıdır. “Neden babamın göğsü yok?” deyen bir çocuğa “Erkeklerin göğsü olmaz. Sadece kadınların göğsü olur. Çünkü kızlar büyüyünce ve çocukları olunca anne olurlar. Göğüsleriyle bebeklerini beslerler.” şeklinde sade bir anlatım yapılabilir. Farklılıklar anlatılırken, bir cinse ait özelliğin diğer cinste olmayışının eksiklik ya da kusur olmadığının da vurgulanmasında fayda vardır.

3 yaştan sonra da daha çok doğuma ilişkin sorular gündeme gelmektedir. Bu duruma ilişkin en çok karşılaşılan soru da bebeğin anne karnına nasıl girdiğiyle ilgilidir. Böyle bir soru karşısında çocuğa şu şekilde bir açıklama yapılabilir: “Kadınların içinde küçücük bir yumurta vardır. Ama bu yumurta yediğimiz yumurta gibi değildir. Anne ile baba bebek isteyince, bu yumurta annenin karnında yavaş yavaş büyümeye başlar.”

Çocuk bu durumda babanın rolünü merak edip ona ilişkin sorular da sorabilir. Böyle bir durumda ise “Babanla biz bebek istediğimizde baban bana bir tohum verdi ve o tohumla yumurta birleşince bebek oldu.” gibi açıklamalar yararlı olabilir.

Doğuma ilişkin sıkça kullanılan ve aslında hatalı olan ifade ise çocukların leylekler tarafından getirildiği masalıdır. Böyle yanlış bir anlatım yerine “Bebekler yeni doğduklarında çok küçük olurlar ve onların çıkabilmeleri için annede küçük bir delik vardır.” şeklindeki açıklama daha faydalı olabilecektir.

Günlük yaşam içerisinde de çocuklar zaten cinselliğe ilişkin bilgileri edinmiş olacak ve farklılıkları ayırt edebilir hale geleceklerdir. Anneyi emzirirken, erkek bebeği altı bezlenirken görmesi, evli kişileri çocuklarının olması, hamileyken annenin karnını şiş görmesi gibi karşılaştığı tüm durumlardan bir şeyler öğrenen çocuk ailesinden elde edeceği bilgilerle de olayları anlayacağı bir zemine oturtacaktır. Bununla birlikte açıklamalar, örnekler her çocuğa göre farklılık gösterebilmektedir. Cevap verirken yaşının üzerinde detaylı bilgi vermek de zararlı olabileceğinden ayrıntılı bir anlatıma da gerek yoktur.

Sevgiyle Kalın
Eğitim Danışmanı
Zübeyde Bağlan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir