Çocuk Keskin Bir Gözlemcidir

Eğitim Danışmanı Zübeyde Bağlan çocuğun problemlerini anlamada aileye verdiği ipuçlarından yola çıkarak başlayan yazı dizisinin son bölümünde kilit bir noktaya değiniyor. Zübeyde Bağlan anne-babanın birbirine karşı olan tutumunun ailenin genel havasını şekillendirdiğinin üzerinde duruyor.

Aile, insan ilişkilerinin sahnelendiği bir tiyatro sahnesi gibidir.
Çocuk bu sahnede insan ilişkilerini tüm karmaşık yönleriyle gözlemler ve yaşar. Çocuk insan ilişkilerini belirleyen ANLAŞMA, UZLAŞMA, PAYLAŞIM ve İŞBİRLİĞİ gibi olumlu nitelikleri ailede kazanır. Tabi bunun yanı sıra, ANLAŞMAZLIK, ÇEKİŞME, ÇATIŞMA, YALAN SÖYLEME gibi olumsuz durumlarda takınacağı olumsuz tutumları da ailede öğrenir. Çocuk özellikle okul öncesi çağda anne-babasının yoğun etkisi altındadır. Onların olumlu ve olumsuz yanlarını özdeşim (onlara benzeme) yoluyla içine sindirir. Ancak, çocuk hep alıcı değildir. Onun doğuştan gelen yapısı ve özellikleri de vardır. Anne-baba çocuğun  bu doğuştan gelen bazı özelliklerini tanır ve onun tutumlarına yön verir.

Çocuk, oldukça keskin bir gözlemcidir.
Anne-babasının birbirleriyle, kendisiyle, kardeşleri, akraba ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerini sürekli gözlemler ve değerlendirir. Kendine göre sonuçlar çıkarır ve tepkiler gösterir. Bu nedenle, aile içindeki ilişkilerin temelini anne-babanın birbirlerine karşı tutumları oluşturur.

Onların sevgi, saygı, güven, anlayış ve hoşgörüyle sürdürdükleri EŞ İLİŞKİLERİ ailenin ve evin genel havasını belirler. Aile bireylerini birbirine bağlayan ortak inançlar değerler ve davranışlar aile yapısına biçim verir.

Problemler genellikle çelişkiler nedeniyle ortaya çıkar.

Çelişki nedir?
İki insan veya gruplar ya da toplumlar arası ilişkilerde birbirleriyle herhangi bir kuralın, aktivitenin ya da uygulamanın başkasının ya da başkalarının durumuna, ihtiyaçlarına/çıkarlarına uygun düşmemesidir.

Aile içindeki çelişkiler
Aile hiyerarşik bir grup yapısına sahiptir. Günlük yaşantıda bu grup yapısında huzursuzluklardan büyük, küçük  tartışmalardan, kavgalara varan çelişkilere rastlanır. Her ailede bir otorite, kurallar ve disiplin olmalıdır. Bu baskıcı bir aile yönetimi demek değildir. Zaman zaman aile içinde kurallara uyma konusunda çelişkiler çıkabilir. Bu yine aile içinde demokratik bir yöntemle görüşülebilir ve  çoğunluğun benim dediği kurallarla uzlaşmaya varılır.

Aile içinde eşler arası, kardeşler arası, anne-baba ve çocuklar arası çelişkiler, problemler yaşanabilir. Bunlar gayet normaldir. Doğa da çelişkilerle doludur. Çelişkiler, değişmeyi, gelişmeyi getirir.
Özellikle aile içi ilişkilere, çelişkilere bilinçli yaklaşıldığında aile bireylerinin kendilerini değiştirip geliştirmelerinde bir şans olarak değerlendirilebilir. Aile içindeki anlaşmazlıklarda önce anne-babaların herhangi bir çelişkide sevgi ve saygı temelinde bir uzlaşma yolu bulması gerekir.

Aile içi ilişkilerde;

  • Bireylerin ilgilerini, hislerini ve duygularını anlamaya ve tanımaya çalışmak,
  • Birlikte yaşamın ve aile  bireyleri arasındaki bağlantının ve iletişimin geliştirilmesi,
  • Bireylerin çelişkileri ciddiye alıp onlarla uzlaşabilme ya da çözüm bulma yeteneklerini geliştirmesi oldukça önemlidir. Çocuk büyütmek onu hayata hazırlamak hiç kolay bir süreç değildir. Bu yolda rehberliğinizin açık ,yenilikçi ve öz eleştirilere kendiniz dahil açık olmanız gerekmektedir..

Sevgiyle kalın
ZÜBEYDE BAĞLAN

Kaydet

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir