Boşanma Sonrası Çocuğun Gösterebileceği Tepkiler

Eğitim Danışanı Zübeyde Bağlan yazı dizisinin 3. bölümünde anne babasının ayrılık kararını öğrenen çocuğun gösterebileceği tepkiler üzerinde durdu. 

Ailenin parçalanmasına erişkinler gibi çocuklarda çeşitli duygusal tepkiler gösterirler. Anne babanın çocuğun bu duygularını su yüzüne çıkarmasına izin vermesi gerekir. Çocuğa duygularını ifade etme şansı tanınmaz ise daha sonraki dönemlerde çocukta depresyon, ayrılma bunaltısı, bunaltı, kişilik sorunları ve dikkat eksikliği belirtileri karşımıza çıkabilir. Dahası bu çocuklar erişkinlerden fazlaca ilgi isteyecek, yetişkin hale geldiklerinde tek başına bir şeyler başarabilme gücünü kazanamayacak ve yalnız kaldıklarında kendilerini kötü hissedeceklerdir. Böyle çocukların diğer insanların duygularını anlayabilme yetisine sahip olmaları mümkün değildir. Kriz dönemi sayılan bu dönemde ebeveynin kendi duygusal yoğunluğu içinde çocuğun duygusal boşalımını sağlayacak yollar bulması ve bu konuda çocuğa yardımcı olması gerekir.

Korku
Çocukların çoğu anne babasının ayrılığından dolayı korku ve endişe yaşar. Korkunun temelinde yalnız kalma ve terk edilme düşünceleri vardır. Daha öncesinde terk edilme tehdidi ile korkutulan çocuklar bu duyguyu daha fazla yaşarlar. Çocuk anne yada babanın evden her ayrılışını bir daha geri dönmeyecekmiş gibi algılayabilir. Özellikle küçük çocuklar evde yiyecek, içeceksiz bırakılacakmış korkusu yaşayabilirler. Anne yada babanın evden ayrılışına izin vermezler. Eskiden sıkıca bağlı oldukları nesnelere (battaniye, oyuncak bebek gibi) tekrar sıkıca bağlanırlar ve onları bir an olsun yanlarından ayırmak istemezler.

Toplumumuzda çocuklara sıklıkla üvey anne korkusu aşılanır. Anne çocuğunu hata işlediğinde “ben evden gideceğim, sana üvey anne getirecekler ve o da seni devamlı dövecek, sana ekmek vermeyecek” gibi sözlerle korkutulur. Çocuklarda boşanma sonrası üvey anne ya da baba gelecek ve kendisine zarar verecek endişesi yaşayabilir. Çocuğun korkusunun nedenini tahmin etmeniz güç olabilir. Bu nedenle onun korkusunun nedenini anlamaya çalışınız. Korkusu nedeniyle onu suçlamayınız, alay etmeyiniz.

Kötü hissetme
Çocukların ayrılığa ve boşanmaya verdikleri en yaygın ve derin duygusal tepki kötü hissetmedir. Bunun yoğunluğunu kelimelerle ifade etmek dahi güç olabilir. En hafifi ile artık anne yada babasından biri ile yaşayamayacaktır. Sevdiği birinden ayrılmak zorundadır, onunla aynı evi paylaşmayacaktır. Çocukta anne yada babanın yerini doldurmak mümkün değildir.
Çocuğun kendisini kötü hissettiğini şu belirtilerle anlayabiliriz.

  • Sık sık nedenli nedensiz ağlama.
  • Yalnız olmayı, yalnız kalmayı isteme, odaya kapanma.
  • Durgun neşesiz ve üzüntülü yüz ifadesi.
  • Daha az konuşma.
  • Arkadaşlarıyla birlikte olma ve okula gitmek istememe.
  • Çizdiği resimlerinde ağlayan çocuk ve kırık kalp gibi sembollere yer verme.
  • Sık sık dalıp gitme ve gündüz düşleri kurma.
  • Önceden çok severek hoşlanarak ve isteyerek yaptığı işlere karşı ilgisizlik.
  • Çabuk sinirlenme, saldırgan davranışlar sergileme.

Çocuğun bu yoğun duygu dünyasına girebilmenin en kolay yolu onu anladığınızı hissettirmenizdir. Yoksa “ne diye ağlıyorsun? Ağlarsan baban gerimi gelecek?” gibi ifadeler sadece onun sıkıntısını arttırır. Özellikle ağlamayı kendilerine yakıştıramayan daha büyükçe erkek çocukların duygularını saldırgan davranışlar ile ifade etmelerine sıklıkla rastlanır. Bu durum anlayışla karşılanmalıdır. Duygularınızı çocuğunuza abartmadan anlatarak ve onunla paylaşarak ona aslında bu duyguların doğal ve yaşanması gereken şeyler olduğu mesajını verebilirsiniz. Bu mesajı alan çocuk sizinle daha kolay bir duygusal paylaşım yaşar.

Kendisini kötü hisseden çocuğunuza başka bir yardımınız da ona hoşlanacağı ilgi alanları bulmasında yardımcı olmaktır. Evden çıkmak istemeyen ve adeta dünyaya küsmüş bir çocuğu dışarı çıkarabilecek, ilgisini çekebilecek hoşlandığı faaliyetler bulunmalısınız.

Öfke ve kızgınlık
Çocuğun ayrılığa vereceği tepkilerin başında öfke ve kızgınlık gelir. Bu öfke ayrılığın kendisine, anne ve babaya karşıdır. Çocuk öfkesini her ortamda dışa vurabilir. Evde anne yada babasına okulda öğretmen ve arkadaşlarına karşı agresif davranışları dikkat çeker. Bağırır, çağırır, nedensiz öfkelenir ve kavga çıkarır. Aslında öfke çocuğun yeni hayata uyum sürecinde yaşanması gerekli bir duygudur. Çocuğun bu özelliğini bilmeyen anne ya da babalar öfkeye öfke ile cevap verirler. Onlarda bağırır çağırır, çocuklarını dövmeye kalkarlar. Bu durum çocuğun duygusal boşalımına engel olur ve dışa yansıtılmayan öfke ve kızgınlık çocuğun içine kapanmasına ve kendini toplumdan tecrit etmesine neden olur. Size bağırarak öfkesini ifade eden çocuğunuzu sakin bir şekilde dinleyerek öfkesinin dinmesine yardımcı olmalısınız. Çünkü öfke ve kızgınlığı yatıştırmanın en iyi ve kolay yolu karşımızdaki kişinin  duygularını ifade etmesine izin vermektir.

Suçluluk
Aslında çocukların anne babanın ayrılma kararlarında rolü oldukça azdır. Ancak çocuklar kendilerini dünyanın merkezinde hissederler ve çevrelerinde gelişen olaylara bir şekilde kendilerinin neden olduğuna inanırları. Anne babanın ayrılığına kendilerinin neden olduğuna inanmaları yoğun suçluluk duyguları yaşatır. Çocuğa “Derslerine çalışmadın o yüzden baban evden ayrıldı”, “sınıfını geçseydin annen geri dönecekti” yada “Sen yaramazlık yapmasaydın kavga edip ayrılmayacaktık” gibi sözler söylemek hangi amaçla olursa olsun çocuğun suçluluk duygusu yaşamasına neden olur ve sıkıntısını artırır. Bu nedenle çocuğu suçlayan ve ayrılığın kendi hataları nedeniyle oluştuğunu düşünmesini sağlayan sözlerden kaçınılmalıdır. Çocuk suçluluk duygusunu doğrudan ifade edemeyebilir. Ancak her hatayı kendi üzerine alması ve kabullenmesi yaşadığı suçluluğun en iyi göstergesidir. Örneğin, lambayı o kırmıştır, evde kaybolan parayı o almıştır. Kendi işlemediği suçları üzerine alması yaşadığı suçluluğun ne derece yoğun olduğunun ifadesidir.

Yalnızlık duygusu
Yalnız kalma ile yalnızlık hissi aynı şey değildir. Çocuk etrafında insanlar olsa dahi yalnızlık duygusu yaşayabilir. Anne babanın boşanması artık eski hayatın geri gelmeyeceği anlamındadır. Çocuk en azından anne yada babasından ayrılmak zorundadır. Belki de hiç tanımadığı bir insanla aynı evi paylaşacaktır. Yeni ev ve okul ortamı içine girecektir. Bütün bu değişikliklerle birlikte anne yada babanın ilgisindeki azalma çocukta yalnızlık duygusu oluşumunu kamçılayacaktır.

Reddedilme
Çocuklar için evliliğin anne baba arasında bir ilişki olduğunu kavramak kolay değildir. Dolayısıyla boşanmalarda sanki anne yada babanın kendilerinden de boşandıklarını sanabilirler. Eşlerden birinin yaşadığı terk edilme ve reddedilme duygusunu aynen çocuk da yaşayabilir. Bu noktada çocuktan uzakta yaşayacak olan anne yada babanın terk edilme ve reddedilme duygusunu azaltıcı çaba içine girmesi gerekmektedir. Çocukla daha sık beraber olmak ve bu zamanı dolu dolu geçirmek çocuğun böyle duygulardan çabuk sıyrılmasını sağlayacaktır.

Gerileme
Çocukların çoğu anne babanın ayrılma yada boşanmasına karşı, kazandığı yetileri kaybediyormuşçasına gelişim düzeyi ve yaşının altında davranış kalıpları içine girerek tepki gösterebilir. Örneğin, daha önce tuvalet eğitini almış bir çocuk altını kirletebilir yada gece işemeleri başlayabilir. Çocuk parmak emme, tırnak yeme gibi davranışlar sergileyebilir. Tutturmaları olabilir, bağırıp çağırma kendini yerden yere atma davranışları gözlenebilir. Bütün bu davranışların anne baba tarafından sabırla karşılanması gerekir. Kısa dönemde ayrılığa verilen böyle bir tepki doğal karşılanmalıdır. Kısa süre sonra çocuğun eski haline dönmesi beklenir. Sorunun uzun süre devam etmesi halinde tedavi gerekir.

Uyku sorunları
Boşanma sonrası çocuklarda uyumak istememe, uykuya dalma güçlüğü, gece korkuları, sık sık uykudan uyanma ve kabus görme gibi uyku sorunları gözlenebilir. Uykuya dalarken duyulan bulantı çocuğun uyumasına engel olur ve çocuk uyumak istemez. Anne yada babasının yananda yatmasını isteyebilir. Sık sık uykudan uyanarak anne babanın odasına gidebilir. Özellikle uykuya dalıncaya kadar çocuğun yanında kalmak onun duyduğu sıkıntı ve gerginliği azaltır. Kabus görme, uykudan korkarak uyanma gibi sorunlar çocuğun uyku kalitesi dolayısıyla gündüz yapacağı iş ve ortaya koyacağı çabaları olumsuz etkiler.

Şurası unutulmamalıdır, yukarıda saymaya çalıştığımız belirtilerin çoğu çocuklarda depresyon belirtileridir. Çocuk anne yada babanın ayrılmasıyla depresif duygu durumu içine girebilir. Bu durumda çocuğa mutlaka tıbbi yardım gerekir.

Boşanma kararı alan eşler bunu en kısa zamanda ve en uygun bir dille çocuklarına anlatmalıdırlar. İdeal olanı anne ve babanın kararlarını birlikte açıklamalarıdır. Boşanmanın nedenleri hakkında fazla detaya girmeden bilgi verilmeli ve tartışma oluşturacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.  Boşanmanın nedenleri hakkında fazla detaya girmeden bilgi verilmeli ve tartışma oluşturacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Çocuğun soru sormasına izin vermeli, sorulara doğru ve makul cevaplar verilmelidir. Özellikle çocuğa gelecek hayatı ile ilgili bilgi verilmeli, kiminle nerede kalacağı ve baba yada annesiyle ne sıklıkta görüşeceği anlatılmalıdır. Ancak ne yazık ki ayrılıkların büyük çoğunluğunda bu anlayışlı ortam bulmak zordur. Eşler birbirleri ile bir araya gelip konuşamayacak derecede kavgalı iseler boşanmayı çocuklarına sakin bir şekilde izah etmeleri mümkün değildir.

Boşanma sonrası eşlerin sosyo ekonomik durumlarında belirgin değişiklikler olmaktadır. Boşanan eşler ilk dönemlerde kendilerini boşlukta ve güvencesiz hissedebilirler. Böyle bir kişinin sıkıntı içinde derdiyle uğraşırken çocuğuna yeterli ilgi, sevgi ve bakım verebilmesi mümkün değildir. Ülkemiz şartlarında boşanma sonrası genellikle kadın mağdur duruma düşmekte ekonomik zorluklar nedeniyle daha önce ev hanımı olan anne bir işte çalışmak zorunda kalmaktadır. Annenin çalışmaya başlamasıyla çocuğa kim bakacak sorusu gündeme gelir. Babadan ayrı kalan çocuk için acilen bir bakıcı yada yuva aranır, bunlar bulunamadığında ise çocuk bir komşuya emanet edilir. Böyle bir durumda çocuğa bakım ve ilginin eskiye oranla azalması beklenen bir sonuçtur.

Eşler, boşanma sonrası çocuk kiminle kalırsa kalsın çocuklarından bağlarını koparmamalıdırlar. Çocukları ile birlikte kalmayan anne yada baba çocuklarını mutlaka düzenli aralıklarla görmeli ve onlara ilgi ve sevgisini göstermeyi ihmal etmemelidir. Çocuğa devamlı şekilde diğer eşin hata, kusur ve yanlışlarını söylemek ve adeta kendi duygularını onunda hissetmesini sağlamaya çalışmak bencillik olur. Boşanma olayında çocukların taraf olmaları yönünde maddi manevi baskı kurmaya çalışmamalı, kendi duygularını yaşamalarına izin verilmelidir.
Boşanma çocuğun hayatının farklı yönlerinde de değişiklikler oluşturacaktır. Eski ev, yaşadığı çevre, arkadaş ve okulundan ayrılma zorunda kalabilecektir. Bütün bunlar çocuk için yeni bir hayat demektir. Bu yeni hayata uyum sağlayabilmek kolay olmayabilir. Boşanmış anne babanın yeniden evlenmeleri durumunda, üvey anne yada baba ile yaşamaya alışmak belki de yeni gelebilecek bir kardeşe tahammül edip edememek gibi farklı sorunlar gündeme gelecektir.

Boşanmanın verdiği manevi zorluklar nedeniyle anne yada baba kendi derdiyle uğraşıp genellikle çocuklarını ihmal ederler. Çocuğun duygusal açıdan sıkıntılı olduğu bu dönemde anne baba tarafından ihmal edilmesi kendini daha da sıkıntılı hissetmesine neden olur. Bu durum çocukta duygusal ve davranışsal sorunlar oluşturmaya zemin hazırlar. Boşanma sonrası anne ve babanın çocuklarının duygu dünyalarını ve davranışlarını yakından ve dikkatlice takip etmesi doğabilecek sorunların önceden fark edilebilmesine neden olur. Bu tedavi şansını artıran bir durumdur.

Mastürbasyon
Erken yaşlardan itibaren çocuklar vücutlarının belli bölgelerine dokunur ve haz aldıkları yerleri keşfederler. Gelişmenin bir parçası olarak kabul edilebilecek bu davranış bazı durumlarda artarak ileri yaşlara kadar devam eder. Ayrılma ve boşanma olayını yaşayan çocuklarda mastürbasyona rastlanabilir. Özellikle toplum içinde ya da aileyi rahatsız edecek ortamlarda mastürbasyon ailenin psikiyatrik başvurusunu gerektirir.

Okul sorunları
Anne babanın  ayrılması yada boşanması çocuğun okul başarısında azalmaya neden olabilir. Dikkatini verememe, derslere karşı ilgisizlik ve dalıp gitmeler nedeniyle çocuğun ders başarısı düşer. Sınav notları kötüleşebilir. Arkadaşları ile geçimsizlik, çabuk sinirlenme, ani öfke patlamaları, oyunlara katılamama ve teneffüslerde sınıfta yalnız kalmayı tercih etme gözlenebilir. Bazı anne babalar kendi yalnızlıklarını bahane ederek yada yalnız kalmanın verdiği huzursuzluğu giderebilmek için bir sürede olsa çocuklarını okula göndermez evde yanlarından tutarlar. Bu çocuğun okula olan istek ve sevgisini azaltan ve aynı zamanda çocuğun yeniden okula başladığında uyum sağlayamamasına neden olan yanlış bir tutumdur.

Çocuğun okulda sorunu olsun olmasın ayrılmış yada boşanmış her anne baba sık sık okul ziyareti yapmalı ve öğretmenden çocuğunun okuldaki davranışı, tutumu ve ders başarısı hakkında bilgi almalıdır. Çözümler öğretmenin katkısıyla üretilmelidir. Okul başarısındaki düşüş ebeveynin psikiyatrik yardım istemesini gerektirir.
Boşanma sonrası anneden ayrılma sorunu yaşayan bazı çocuklar okula gitmek istemeyebilirler. Bu durum ayrılma bunaltısı olarak tarif edilir. Çocuk evde annesinin yanında olmak ister, onu bırakıp okula gidemez. Evde anne yalnız kaldığı zaman her an kötü bir şeyler olacakmış endişesi yaşayan bu çocuklar okula gitseler dahi rahat edemezler. Sık sık anneye telefon eder ondan haber almak isterler. Bu durum ayrılma bunaltısı bölümünde detaylı biçimde açıklanmıştır.

Bedensel yakınmalar
Anne babanın ayrılığı sonrası bazı çocuklarda yoğun bedensel yakınmalar olabilir. Bunlar genellikle baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, kas ağrısı ve krampları şeklindedir. Bu şikayetlerin çoğu isteyerek ve dikkat çekmek için oluşturulan nitelikte değildir. Bu nedenle çocuğun şikayetlerini görmezlikten gelmek ve onu suçlamak yanlıştır. Bedensel yakınmaların psikolojik kökenli olabileceği unutulmamalıdır.

Yeme sorunları
Ayrılığı yaşayan çocuklarda tepkisel anlamda yemeğe karşı isteksizlik görülebilir. Ancak bu dönemde kız çocuklarda daha sık olmak üzere her türlü yeme sorunu ile karşılaşılabilir. Bunlardan başlıcaları fazla miktarda yeme isteği, anoreksi ve bulimiadır. Yeme ile ilgili alışkanlıklarda değişme çocukta duygusal sorunun ilk işareti olabilir.

Anne babanın tekrar bir araya gelmesini isteme
Çocuklar anne babanın boşanmasından yıllar sonra dahi onların tekrar bir araya gelebilecekleri konusunda ümitlerini yitirmezler. Hayallerinde bu olayı yaşatırlar. Anne babanın başka birisiyle evlenmesi dahi bu hayali yok etmeyebilir. Aslında bu, çok normal sayılması gereken bir tepkidir. Çocuğun fantezilerine müdahale hakkınız yoktur. Anne babanın çocuğun bu hayallerini besleyici söz ve tavırları, ümit verici yaklaşımları ise sonradan hayal kırıklığı oluşturması nedeniyle sakıncalıdır.

Eğitim Danışmanı Zübeyde Bağlan haftaya boşanma kararını verdikten sonra izlenecek yol konulu bir yazı kaleme alacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir