LondonerAnne’den Organik Tükkan

LondonerAnne yani Nil Demir, bloğumda röportaj yaptığım ilk blogger annelerdendi hatırlarsanız. İnek sütü alerjisi olan kızı İnci Azra ve onun biyorezonans tedavisi üzerine çok keyifli bir söyleşi yapmıştık. Yine LondonerAnne ile ama bu kez bambaşka bir konu üzerine sohbet ettik. Bambaşka dediğime bakmayın aslında yine kızı İnci Azra’nın doğumuyla hayatlarında meydana gelen değişimler sonucu ortaya çıkmış bir proje, Organiktukkan.com. Yıllarca yurt dışında yaşayan ve ülkeye dönünce öncelikle kızları ve kendileri için organik ürün bulmada zorluk çeken bir anne-babanın tüketici gözüyle bakarak geliştirdikleri bir platform. Detayları Nil’den dinleyelim isterseniz.

Nil’cim uzun bir aradan sonra tekrardan merhabalar. 5 yıl Londra’da yaşadıktan sonra umarım Türkiye’de herşey yolundadır.
Merhabalar Bahar’cım. Tekrardan çok teşekkür ediyorum bana 6 aydır işi gücü bir tarafa bırakıp üzerinde harıl harıl çalıştığım projemi anlatma fırsatı verdiğin için. Londra’da yaşamak tabiki tarifi mümkün olmayan bir rahatlıkmış bizim için. İnsan dönünce daha iyi anlıyor. Sonuç olarak refah seviyesi çok daha yüksek bir ülke, ve öğrenci gelirleriyle bile çok iyi şartlarda yaşamak mümkün. Biraz adaptasyon sorunu yaşasak da  nihayetinde geldiğimiz yer doğup büyüdüğümüz, çocukluk ve gençlik hatıralarımızla dolup taşan memleketimiz.

Aslında daha önce üzerinde uzun uzun konuştuğumuz projenin çıkış noktası da burası sanırım. Biraz anlatır mısın Organik Tükkan nasıl doğdu?
Organik Tükkan nasıl doğdu? Çok güzel bir soru.
Biz Londra’da yaşadığımız süre içerisinde yukarıda da bahsettiğim refah seviyesi meselesinden kaynaklı özellikle gıda sektöründeki tüketimimizin çoğunu organik yapıyorduk. Günlük alışveriş yaptığımız orta ölçekli marketlerde özellikle süt, yumurta, sebze, meyve gibi herkesin tüketmesi elzem olan ürünlere çok uygun fiyatlara ulaşmak mümkündü. Çok uygun fiyatın herkesin göreceli bir kavram olacağını düşünerek küçük bir açıklama yapma gereği duydum, şöyle ki organik olmayan 6’lı yumurtayı 1.09 pound civarına alırken, organik seçenekleri 1.79 pounda almak mümkündü. Yani aradaki fark 2 katı bile değil.
Kızımızın da doğumuyla organik bilincimiz daha da arttı. Alerjik ve hassas bir çocuk annesi olarak sen de biliyorsun ki kullandığın her üründe ekstra dikkatli olmak, titiz davranmak zorunda kalıyordum. İşin güzel yani ne kadar titiz olursam olayım, hiç zorlanmadan aradığım standartdaki her ürüne erişebiliyordum. Üstelik organik olmayan ürünlerin en fazla 2-3 katı fiyatına.

Araya girmeden edemeyeceğim organik fiyatlarının bu kadar erişilebilir olması müthiş bir durum. Türkiye’de maalesef bu farklar 4-6 katına kadar çıkıyor, üstelik en temel besin kaynağı olan yumurta gibi bir üründe bile.
Evet kesinlikle öyle.
Konuya dönüyorum. İnci Azra 8 aylıkken ülkeye dönüş yaptık, elimizde organik gıda, şampuan ve deterjan dolu bir bavulla. Şaka yapmıyorum, baya pirinç, un, muz, makarna getirmiştim. Ama tabiki bu bavuldaki ürünlerin bitmesi çok uzun sürmedi ve bizi yeni bir macera karşıladı. İstanbul’da organik ürün avı. Parantez açıp söylüyorum şuanda annemlerde, çok da zengin olmayan bir muhitte oturuyor olmamızın etkisi de çok büyük ama bu bir bahane olmamalı. Haftada bir bize çok uzak yerlerde kurulan organik pazarlar varmış, ilk onları keşfettik. Çok hoş, güzellerdi ama kışın ortasında her hafta sonu gitmeyi beceremedik. Sonra yakınımızdaki bir AVM’nin süpermarketinde çok minik bir organik köşesi olduğunu farkettik, ama sadece pekmez, kuru fasülye, nohut vardı. Ama sadece birer markanın ürünleri bulunduğundan fiyat kıyaslaması yapmak gibi bir şansımız yoktu. Sonra internet sitelerine dadandık. Gıda için bir site, deterjan için başka, kıyafet için başka. Hepsinin ayrı ayrı şifrelerini ezberle, bu sitelerde aynı zamanda doğal ürünler de satıldığından hangisi organik, hangisi doğal diye yaşadığın kafa karışıklığı da işin cabası.

İşte bu kafa karışıklığı konusunda çok haklısın. Hadi doğal/organik ayrımı da bir kenara, açıktan organik diye pazarlanan konvensiyonel ürünler var piyasada.
Tabi tabi onlardan hiç bahsetmedim sana. Tüm bunları yaşarken bir yandan annemin pazardan 2 katı fiyatına aldığı kurtlu armutlar, köyden geliyor diye organik denen kuru meyveler, ve en önemlisi gezen tavuk yumurtası diye pazarlanan kirli yumurtalar vardı. Hatta annemin kendi köyünden gezen tavuk yumurtası diye aldığımız yumurtaların ‘yumurtlama yemi’ verilen tavuklardan elde edildiğini öğrendik. Allahtan o dönemde İnci Azra henüz yumurta yemiyordu. Bunların hepsi üstümüze yük oluşturmaya başladı ve tüm bu bahsettiklerimden yola çıkarık Türkiye’de organik sektöründe bir eksiklik olduğuna karar verdik.

Çok yerinde bir tespitte bulunmuşsunuz dediklerine aynen katılıyorum. Yaşadığınız semtte güvenilir bir organik market yoksa işiniz çok zor. Kaldı ki o marketlerde de birkaç markayı görebiliyorsunuz. Aradığın herşeyi bulmak ne mümkün.  
Aynen öyle. Aslında ben de bu işle ilgilenmeye başladıktan sonra farkettim ki Türkiye organik tarım konusunda tahminimden çok iyi durumda. Organik tarım dünyada tarımın %2,5’ini oluştururken bu oran Türkiye’de %2’ye yakın.  Özellikle gıda sektöründe oldukça fazla ürün  var. Tahıl, bakliyat, zeytinyağı, bal, pekmez, çay gibi çok özel ürünlerin onlarca alternatifini bulmak mümkün. Hatta o kadar gelişmiş ki mesela Mersin Toroslarından, Sivas’a, Artvin’e, Kars’a kadar bir çok farklı yöreden organik bal çeşidi bulmak mümkün.  Bir o kadar da ihracat mevcut, boşuna Avrupa’nın arka bahçesi denmiyor Türkiye’ye. Tekstil yine bir o kadar zengin. İzmir’de yıllardır sadece organik tekstil yapan ihracatçı firmalar var mesela, yurt içine ürün vermiyorlar. Kısacası fiyatların konvansiyonel ürünler ile kıyasladığımızda görece yüksek olması, ulaşılabilir olmaması ve bilinç eksikliği sebebiyle organik sektör ülkemizde küçücğk kalmış. Ama fiyatların yüksek olması, ve erişilebilirliğin oldukça düşük olmasından kaynaklı sektörde büyüme yavaş.

Siz aslında Organik Tükkan olarak erişilebilirlik sorununu ortadan kaldırmış olacaksınız anladığım kadarıyla?
Evet Bahar’cım, yola çıkış noktamız oydu. Biz Türkiye sınırları içerisinde var olan gıda, kozmetik, temizlik ve tekstil sektörlerindeki tüm sertifikalı organik ürünleri bir araya toplayıp, hem insanların gönül rahatlığıyla alışveriş yapabileceği güvenilir hem de istedikleri her ürünü tek sepette alabilecekleri erişilebilir bir platform kurmuş olacağız. Tüm markaların bir araya gelmesi rekabeti getireceğinden orta vadede fiyatların iyileştirilmesine de katkıda bulunacaktır.

Bir taşla 3 kuş diyorsun yani. Peki söylediğine göre Türkiye’de çok fazla marka var. Bu kadar markayı biraraya getirip nasıl satacaksınız?
Tabi ya onu atladım. Platform dememin sebebi aslında Organik Tükkan’ın normal bir e-ticaret sitesi olmayışından kaynaklanıyor. Organik Tükkan, üretici ve marka sahiplerinin kendi ürünlerini bizzat kendi sattıkları bir e-pazaryeri. Dolayısıyla ürünlerin hiçbirini biz satmıyoruz, marka sahipleri kendi ürünlerini sergilediğinden nihai tüketici ürünle ilgili herhangi bilgi almak istediğinde en doğru kişiye ulaşarak en kaliteli hizmeti almış olacak. Yine bizim onlarca ürün stoklama gibi bir işlevimiz olmadığı için ürünlerin tazeliği konusunda hiçbir şüphe yaşanmayacak. Şuanda  Organik Tükkan’da yaklaşık 108 marka ile 2000’nin üstünde ürün sergileniyor.

Peki bu kadar markaya bu kadar kısa sürede nasıl ulaştınız? Yani bu marka ların hepsi farklı bölgelerde ve şirket yapıları bambaşka olduğundan onlara ulaşmak zor olmadı mı?
Şöyle ulaştık. Eşim ve ben İstanbul ve İzmir’de olmak üzere tam 4 hafta boyunca günde 3-4 görüşme yaparak bizzat marka sahiplerine projemizi anlattık. İstanbul gibi bir şehirde 3-4 görüşme demek sabah İnci Azra’yı annaneye bırakıp kahvaltısız evden çık, tüm gün öğle yemeği dahil hiçbirşey yemeden sadece toplantı sırasında içilen çaylarla idare ederek akşam 7 gibi eve var şeklinde oldu. İnanılmaz bir tempoydu ama insanların projemize olan inancı ve desteği bizim motivasyonumuzu her zaman yüksek tutmamızı sağladı.
Şu anda 108 civarında ola marka sayımızın 3 aylık süre sonunda 170’e, 2018’in başında ise 200’e çıkarmayı hedefliyoruz.

Motivasyonunuza hayran kaldığımı söylemeden edemeyeceğim. Çok güzel bir işe imza atmışsınız gerçekten, tebrik ederim. Umarım kısa sürede bu hedeflerinize ulaşırsınız ve organik sektörüne bir canlılık gelir.
Eminim marka sahiplerinden de sıkça duyduğunuz bir soru olmuştur bu soracağım soru ama sormadan edemeyeceğim. Bütün bu markaları biraraya toplayıp satışa başladıktan sonra platform olarak işleviniz ne olacak?
Bir daha belirtmeliyim ki platform olarak bizim hedefimiz organiği anlatıp insanlarda bu bilinci oluşturarak onları sağlıklı yaşamaya yönlendirmek. Bunu kimyasaldan uzak sağlıklı bir insanlık yetiştirebilmek ve diğer canlılara zarar vermeden, ekolojik dengeyi koruyarak yapılan üretimi destekleyerek dünyanın bir numaralı sorunu olan sürdürelebilir kaynak sorunlarına yardımcı olmakadına istiyoruz. O yüzden de logomuza dikkat ederseniz, bizim mottomuz Herkes için Organik. Sadece bebeklere veya bebek bekleyen anne adaylarına değil de herkese organik tükettirebilmek için çalışacağız. Bunun için gerekli olan arz-talep-fiyat dengesi var, ve bu platformun bunu kolaylaştıracağına inanıyoruz.
Sosyal medya aracılığıyla gerek yazılı olarak blog üzerinden gerekse görsel olarak video kanalımız üzerinden bilinçlendirme çalışmalarımız olacak. İnstagram hesabımızdan faydalı bilgiler vermeyi planlıyoruz. Ayrıca sahadada çeşitli gruplara etkinlikler ve organizasyonlar gerçekleştiriyor olacağız.

Bu keyifli sohbet ve tanıtım için sana çok teşekkür ediyorum Nil’cim. Bu projede başarılı olmanızı kızım için, tüm çocuklar için, tüm dünya için istiyorum. İleride Organik üzerine çokça sohbetlerimiz olacak diye düşünüyorum. Son olarak söylemek istediğin birşey varsa ekle lütfen.
Bahar’cım röportaj fırsatı için tekrardan teşekkür ediyorum. Dediğin gibi organik üretimi ve tüketimi sağlığımız, çevremiz, ve geleceğimiz için yani tüm dünya için çok önemli. Son olarak diyorum ki organiği bir yaşam biçimi haline getirebilmek üzere girdiğimiz bu projede bizlere destek vermek istiyorsanız, lütfen sosyal medya hesaplarımız ve diğer iletişim kanalları üzerinden takipte olun, hep birlikte bu konulara değinip, hoş sohbetler edelim öğrenelim öğretelim.

Organik Tükkan’ın sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Web Sitesi: www.organiktukkan.com

Facebook: Organik Tukkan
Instagram: @organik_tukkan 
Blog: http://blog.organiktukkan.com/

 

Kaydet

2 Yanıt

  1. Harika bir röportaj olmuş. Benim çok işime yarayacak bir site olmuş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir