Antibiyotikler Bakterilere Direnç Kazandırıyor

Bu hafta konuğum Antalya’dan Ayşe Köseler Güneş…

Benim için blog yazarı olmasından ayrı anne ve Eczacı Teknisyeni olması gibi bir özelliği var. Bu hafta konumuz bu nedenle bilinçli ilaç kullanımı (akıllı ilaç kullanımı) olsun istedim. Bu yüzden hemen sorulara geçmek istiyorum.

Merhaba Ayşe…

Öncelikle sayfama hoş geldin. Seninle bilinçli ilaç kullanımı üzerine sohbet edelim istiyorum ama öncesinde seni ve bloğunu biraz tanıyalım mı? 2014 yılından beri blog yazdığını biliyorum. Blog tutmaya nasıl başladın?

Merhaba Bahar. 11 yıldır eczacı teknisyeni, 44 aydır çalışan anneyim. İşimi severek yapıyorum. Çalışan anne olmaktan mutluyum. İşimden zaman buldukça kitap okumayı, yağlı boya tablo resimler yapıyorum. Özel sektör çalışanı olsam da günün tüm yorgunluğuna rağmen her fırsatta kızıyla etkinlik yapan, ona kitaplar okuyan, aynı zamanda mutfak sevdalısı, yemek yapmayı seven bir anneyim.

Evet 2014 yılında kendime doğum günü hediyesi blog yazmaya başladım. Hamileliğimden bu yana yapmak istediğim ama cesaret edemediğim bu kararı eşimin ve arkadaşlarımın desteği ile hayata geçirdim.

Bloğunda birçok konuda yazı var. Anne önerileri, kitap, yemek tarifleri ve konuk yazarlarının yazılarına yer verdiğini gördüm. Tabi uzmanlığın gereği sağlık, hamilelikte ve çocuklarda bazı ilaçların kullanımı gibi konularda da önerilerin var. Genel olarak bloğunda en çok ne tür yazılar ilgi çekiyor? Senden öneri almak noktasında iletişime geçenler var mı?

Bilgim dahilinde olan konularda yazmayı seviyorum. Önerilerim daha çok kullanmış ya da kullanmakta olduğum konular hakkında bir de bilinçsiz ilaç kullanımı genelde ilaç kullanırken bebek ya da çocuklara uygularken neleri doğru yapmamız gerektiğiyle ilgili konular. Anne-bebek üzerine uyguladığım sağlık konuları, yanlış ilaç kullanımları, bağışıklık sistemi, çocuk ve bebeklerin genel bakım, temizliği  en çok okunan dikkat çeken yazılarım arasında.

Evet iletişime geçen soru soran çok kişi var. Fakat ben bir doktor değilim, teşhis koyan ya da tedavi seçeneği sunan biri değilim. Bloğumda da belirttiğim gibi paylaşımlarım kişisel deneyim ve bilgilerimdir. Bilgilendirme amaçlıdır. Kesinlikle teşhis ve tedavi içermiyor. Mail atan kişilere sağlık konularını doktorlarına danışmaları gerektiği şeklinde cevaplıyorum.

Gelelim en önemli konumuz olan bilinçli ilaç kullanımı ya da diğer deyişle akıllı ilaç kullanımına. Biliyorsun ben alerjik bir çocuk annesiyim. Alerjiyi ilk öğrendiğimiz dönemde ilaçların iyi etkilerinin yanı sıra olumsuz etkilerinin olduğunu da şiddetli bir şekilde gördük. Ve fark ettim ki birçok aile iyilik yapayım derken ilaç kullanımı konusunda büyük hatalar yapıyor. Özellikle de antibiyotikler! Geçen sene İstanbul Beylikdüzü’nde “Çocuk Alerjisi ve Sağlıklı Beslenme Farkındalığı” konulu bir eğitim seminerine ön ayak olmuştum. Burada öncelikli konularımız bilinçli ilaç kullanımıydı. İşin hassasiyetini buradaki dönüşlerden sonra daha iyi anladım. İlk olarak annelere ilaç kullanımı konusunda ne demek istersin? Asla yapmamaları gereken ya da kesinlikle yapmaları gereken kurallar var mı?

Bu konu da alerjik bir bünyeye sahip olduğumu belirtmek isterim. Bazı ilaçlara ve yüksek derecede yumurta alerjisine sahibim. İlacın içinde olmama rağmen ilaca karşı biriyim. Birçok ilacın yararından çok zararı olabiliyor.

Öncelikle doktor seçimi çok önemli, açıkçası öyle muayene edip bir sürü ilacı yazan doktorlar bana pek güven vermiyor. Çünkü ülkemizde daha çok sağlık sektörünü, ilaç sektörünü bile ticariye amaca döndürdüler.

Annelere tavsiyem ilaç prospektüslerini, ilacın kullanımını, hazırlanışını mutlaka okunmalıdır. Eczacınızın ilacı size ayrıntılı olarak anlatmasını rica edilmelidir. İlacın hazırlanması, saklanması oldukça önemli ve çocuğunuz alerjikse kullanması gereken ilacı verdikten sonra gözlemlenmelidir. İlaç doktorun ya da eczacının önerisi dışında çiğnenerek, bölünerek, suya ya da yemeğe karıştırılarak kullanılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki her ilaç buna uygun olarak üretilmiştir. İlaç doktorunuzun önerdiği süre boyunca kullanılmalı, doktorunuz önermediği sürece yarıda kesilmemeli ve doz değişikliği yapılmamalıdır.

Antibiyotikler üzerinde özellikle durmak istiyorum. Gözlemlediğim kadarıyla antibiyotikleri her türlü durumda kullanan aileler var. Hatta ben gerek yok ama ne olur ne olmaz biz antibiyotik verelim diyen bir doktorla bile karşılaştım. Bu nedenle öncelikle bu konuda ailelerin farkındalığının artması gerektiğini düşünüyorum. Bu yönde çalışmalar yapılıyor mu? Mesleki anlamda neler gözlemliyorsun?

Bu konuya kocaman bir MAALESEF diye sesimi yükseltmek istiyorum. Çocuğu hasta olunca eczaneye koşan antibiyotik almak için bin takla atan aileler var. Bu çok acı.. Doktorları söylemek dahi istemiyorum… Ülkemizde özellikle acillere koşan hastalara, çocuklara o kadar çok alelade antibiyotik reçete ediliyor ki.

Antibiyotik kullanımına 2015 yılında ciddi sınırlamalar getirildi. Artık reçetesi olmayan hasta eczaneden kafasına göre antibiyotik alamıyor. Ama bizim ülkemizde her şeyin bir yolu bulunduğu gibi insanlar buna da bir çare bulup antibiyotiklere bir şekilde ulaşabiliyor.

Antibiyotikler ağrıyı, ateşi kesmez. Grip, soğuk algınlığını tedavi etmez. Hastalığın başkalarına geçişini engellemez. Gereksiz antibiyotik kullanımı bakterilerin ilaçlara karşı direnç kazanmasına neden olur.

Bazen yoğun antibiyotik ve ilaç kullanımı söz konusu olduğunda bağışıklık özellikle küçük yaştaki çocuklarda düşüyor ve kimisi bu dönemde ilaçla beraber vitamin desteği öneriyor, kimisi de kesinlikle antibiyotik tarzı ilaçların yanında takviye vitamin önermiyor. Çoğu anne bu konuda arafta. Sence vitamin desteği ne zaman uygun?

Ben antibiyotikle birlikte vitamin desteğine karşıyım. Bilgim dahilinde antibiyotiklerle birlikte vitamin kullanılmaz. Çocuk doktorumuzun bana önerisi hep bu yönde olmuştur. Vitamin desteği hastalık dönemi dışında, bağışıklık sistemini güçlendirmek adına verilebilir.

Tabi tedavi edici ilaçların zamansız kullanımından bahsederken takviye ilaçların da bilinçsiz kullanımına değinmek lazım. Sonuçta her şeyin fazlası zarar. Özellikle balık yağı ya da dışardan alınabilecek vitaminlerin yerine kullanılan takviyeler hakkında ne düşünüyorsun?

Ben bu tür takviyelerin yine doktor önerisiyle kullanılması taraftarıyım. Kesinlikle her şeyin fazlası zarar. Doktora ya da eczacıya danışmadan takviye kullanımına oldukça karşıyım.

Ben kainatın dilini iyi anlamak gerek diye düşünüyorum. Bir eczacı olarak bu konudaki yaklaşımın nasıl olur bilmiyorum ama ben bitkilerin gücüne oldukça inanıyorum. Koskoca uygarlıklar nelerin üstesinden gelip sağlıklı kalabilmişler. Sanırım iş biraz araştırmaya ve evreni sezinleyebilmeye de kalıyor. Bu noktada aslında yine bilim devreye giriyor. Mesela grip, nezle gibi hafif durumlarda mümkün olduğunca ilaçtan uzak durup alternatif yöntemlerde bağışıklık güçlendirmeye çalışıyorum. Tabi bitki de olsa ölçü, kullanım şekli, hazırlama şekli hayati önem taşıyor. Bu kapsamda bitki kullanımda dengeyi nasıl sağlayabiliriz, neler düşünüyorsun? Sen alternatif yöntemler hakkında ne düşünüyorsun?

İlacın içinde olmama rağmen ilaca karşıyım. Doğal yolları daha çok seviyorum. Tabii her şeyin fazlası zarar olduğu gibi bitkiler konusunda da bu durum böyle. Şöyle ki bitkiler de bir doz ayarlaması olmadığı için bazen ilaçlardan çok daha tehlikeli hale gelebiliyor. Alternatif yöntemler çok daha iyi, ilaçlar gibi bir yeri düzeltirken diğer bir yere zarar vermiyor.

Son olarak modern tıp ile alternatif tıbbın işbirliği içinde hareket etmesini gerektiğine inanıyorum. Bitkilerle tedavi dediğimiz Fitoterapi’nin de uzman eller tarafından verilmesi gerekiyor. Bu konuda güvenip takip ettiğin kişiler var mı? Sence Türkiye’de fitoterapi ne seviyede?

Güvenip takip ettiğim, kitaplarını severek okuduğum, hayatımda uyguladığım Fitoterapi uzmanı Dr. Ümit Aktaş.

Fitoterapi Avrupa ülkelerinde tıp okullarında yaygın bir şekilde öğretilip, eğitim verilirken ülkemizde bitkisel ürünlere karşı önyargı ile bakılıyor. Bunun en büyük sebebi doktorlarımızın fitoterapi eğitimi almıyor olmasıdır. Hatta tam aksine bitkisel tedavilerin yanlış olduğu, hastalıkları tedavi edemediği genç doktorlarımızın beynine işleniyor.

Keyifli ve verimli sohbetin için çok teşekkürler. Umarım en yakın zamanda görüşürüz. Sevgiler…

Bu güzel keyifli sohbetiniz için ben teşekkür ederim. Çok memnun oldum. Görüşmek üzere HOŞÇAKALIN.

Ayşe Köseler Güneş sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Facebook:

Minik Kelebeğin Annesi

Instagram: @minikkelebeginannesi

Twitter: @aysemkgunes

Blog: http://www.minikkelebeginannesi.com/

3 Yanıt

  1. GÜLŞAH dedi ki:

    Çok güzel bir sohbet olmuş keyifle okudum ikinize de kucak dolusu sevgiler gönderiyorum

  2. AYŞE GÜNEŞ dedi ki:

    TEŞEKKÜRLER 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir