“Yeni Annelik Bir Panik Hali”

Bu hafta konuğum anneliğin getirdiği deneyimleri bloğunda paylaşan Nihan Kınay Topal…

Aslında Tekstil Mühendisi olan Nihan Hanım 2002 yılından beri Bursa’da yaşıyor ve 2013 yılında anne olmaya karar verdikten sonra Nihan ve Bebeği isimli sayfasında deneyimlerini paylaşmaya başlıyor. Sayfasında alışveriş, sağlık, çocukla yaşam ve hamilelik üzerine bir çok deneyim var.

Nihan Merhaba;
Seninle olan röportajıma biraz magazinel bir soru ile başlamak istiyorum. Bunu istememin sebebi senin de benim gibi kısa süreli geldiğin bir şehirde evlenip, orada yaşamaya devam etmen. Öncelikle bize bu süreçten ve kendinden bahseder misin?
Merhaba Bahar. Aslında Lülerburgazlıyım. Lise bitene kadar orada yaşadım. Üniversite sınavı ile birlikte Bursa maceram başladı. Konu tekstil olunca da okul bittiğinde de Bursa’da çalışmaya başladım. Üniversite döneminde eşimle tanıştım. O da üniversite için Bursa’ya gelmişti. İkimizde iş hayatına alanımız tesktil olunca Bursa’da devam ettik. Evlendik ve burada kendimize yeni bir hayat kurduk. Artık Bursalı olduk diyoruz.

Ben İstanbul’a gelme kararını daha sonraki kararlarım gibi çok hızlı aldım ve aynı hızla uyguladım. Yalnız yaşarken maddi ve manevi sıkıntılar yaşadım ama ben bir şekilde her şeyi lehime çevirmeyi başardım. Ama özlem benim için en büyük sorundu ve hala bunun eksikliğini yaşıyorum. Senin için Bursa ve doğduğun şehir ne ifade ediyor?
Ben gerçek bir Trakyalıyım. Doğduğum ve büyüdüğüm toprakları, kültürünü çok seviyorum. Bu nedenle oraya karşı özlemim elbette hiç bitmiyor. Üniversite hayatı da aslına bakarsan biraz beni zorlasa da küçük bir dünya ve aynı tip insanlarla bir arada olduğumuzdan çok zorlanmadım. Benim için zor dönem okul bitip tek başıma yaşam mücadelesi vermeye başladığım iş hayatına atıldığım dönem oldu. Tek başına hayatta kalma mücadelesi maddi açıdan insanı zorlarken, bir anda üniversite hayatında edindiğim çevreden kopmakta manevi olarak beni çok yalnız hissettirdi. Bu dönemde en büyük destekçim eşim oldu. Belki 8 senelik evliyiz ama daha uzun yıllardır birbirimizin hayatındayız. Sadece eş değil; aile,arkadaş herşey olduk birbirimize.

Benim çocuktan sonra yalnızlık hissim ziyadesiyle arttı mesela. Annem ve babam zor zamanımda hep yanımda olsalar da uzakta yaşıyor olmaları beni her anlamada zorladı. Psikolojik tarafından ayrı mesleğimi bile zamanı yetiştirebilmek için değiştirmek zorunda kaldım. Sen de işi bıraktın sanırım Ömer Çağan’dan sonra. Bu süreçte pişmanlıkların ya da keşkelerin oldu mu?
Ömer Çağan’dan sonra işe kısa süreli ara verdim. O 1 yaşına geldiğinde yarı zamanlı olarak dönüş yaptım ve 19 aylık olduğunda yeniden tam zamanlı iş hayatına döndüm. Tabii ailemden uzak olmanın zorluklarını da en çok çocuktan sonra hissettim. Senin gibi her sıkıştığımda yanımda olsalar da mesafeler bunun ne yazık ki bir kısmına müsaade edebiliyor.  Yeni bebeğim olduğu dönemde hep keşke yakın olsaydık dedim. Ama bu uzaklık nedeniyle biz 5 sene sonra bebek sahibi olduk. Belki daha önce olsaydık pişmanlıklarım daha çok olurdu. Uzun yıllar deneyimim nedeniyle uzun süre işime ara verebildim ve oğlumun yanında olabildim. Ama sonrasında yoluma bakıcı ile devam etmek zorunda kaldım ve oğlum 3 yaşında tam zamanlı kreşe başlamak zorunda kaldı. Elbette tüm bu süreçler çalışan kısıtlı vakti olan ve aileden kimsesi yanında olmayan anneyi oldukça yıpratan ve yoran süreçler.

Seninle olan röportaj biraz bana terapi oldu. Hemen bloğuna dönmek istiyorum. Blog yazma fikri nasıl şekillendi ve başladı?
Uzun süre çalışmış aktif biriysen evde bir anda çocuk bakan birine dönüşmek pek kolay olmuyor. Sağlıklı beslenmeye ve insan sağlığına her zaman ilgim oldu. Bu durum oğlumun doğumu ile daha da arttı. Çok araştırdım ve çok farklı tecrübelerim oldu. Evde olduğum dönemde de bunu diğer anneler ile de paylaşmak istedim. Çünkü ben en çok anne olanların deneyimlerinden faydalanmıştım. Aynı dönemlerden geçen birilerinin varlığı insanı çok rahatlatıyor.

Annelik deneyimlerinden öte çocuğa yönelik birçok ürün ve beslenme üzerinde yazıların var. Bloga ilgi nasıl? Anneler en çok ne tür konularda fikir edinmek istiyorlar?
Blog yazmaya başladığımda oğluma bir anı bırakmakta amaçlarım içerisindeydi. Ancak iyi bir yere geldi. Başka arkadaşlarla tanıştım sen gibi. Benim bloğumu ziyaret eden anneler en çok ek gıda süreci, uyku ve kullandığım ürünler ile ilgili geri dönüş yapıyorlar.

Sen de ilaçlara ihtiyaç duymayacak şekilde beslenmeden yana olan bir annesin. Gözlemlerin ve deneyimlerini göz önünde bulundurarak annelere genel tavsiyelerin var mı?
Yeni annelik bir panik hali.  Anneler devamlı acaba doğru mu yapıyorum kısmını sorguluyorlar. O nedenle yeni annelere ilk tavsiyem doktor olarak kendilerine doğru bir yol arkadaşı seçmeleri. Sakin, sizi doğru yönlendiren ve gerçekten gerekli olduğu dönemde ilaç veren bir doktorunuz olursa o panik haliniz çabuk geçiyor. Ömer Çağan ilk soğuk algınlığına yakalandığında ebeveyn olarak biz ne yapacağımızı bilmiyorduk. Eğer sorun gerçekten basit bir soğukalgınlığı ise ve bebeğinize anne sütü veriyorsanız çok kısa sürede sadece burnunu açarak hastalığı atlatabildiğinize tanık oluyorsunuz. İlk sefer başarıyla sonuçlandığında sonraki deneyimler daha kolay atlatılıyor. Elbette sağlıklı beslenme doğru gözlem çok önemli.

En son yazında bağışıklık destekleyici birkaç besinden bahsetmişsin. Bunların içerisinde zaten sen de biliyorsundur beni kefir, keçiboynuzu, limon ve zencefil benim vazgeçilmezlerimden. Bir tek balık yağına pek bir ısınamadım. Bu konudaki gözlemlerin neler?
Baharcım seninde kefire ve zencefile verdiğin önemi yakından takip ediyorum. Ben de tüm bunlardan çok fayda gördüm. Uzun süreli kullanımda bence mucizeler yaratıyorlar. Çocuk yeterli ve doğru balık tüketiyorsa balık yağının dışarıdan takviyesi gereksiz. Ama kreş döneminde ilk sene çok hasta oluyor ve ilk aylar çok yoruluyor. Bu nedenle ben takviye etmek istedim elbette doğru markalarla. Faydasını da gördüm diye düşünüyorum.

Hemen bu röportajı hazırlarken yaşadığım bir olaydan esinlenerek bir soru sormak istiyorum. Birçok blogger gibi bazen takipçilerden güzel mesajlar aldığım kadar, zaman zaman ne diyeceğimi bilemediğim ya da çok sinirlendiren yorumlar da alıyorum. Senin başına gelen enteresan olaylar oldu mu?
Sosyal medya bence hem çok güzel hem de zor bir yer. Ben çok güzel dostluklar kurdum ve çok anneye ulaşabildim ama canımı sıkan durumlarda oldu bu süreçte. İş, ev ve çocuk üçgeninde sürekli biryerlere yetişmeye çalışırken 1 saat içinde dönüş yapmadığım mesajlara verilen tepkilere çok şaşırıyorum. Sanırım blog yazan annelerin 24 saat ekran karşısında olduğunu düşünen bir grup var.

Keyifli sohbetin için teşekkür ederim. Görüşmek üzere.
Bu keyifli röportaj için ben teşekkür ederim Baharcım. Başarılarının devamını diliyorum. Herşey gönlünce olsun.

Nihan Kınay Topal’ın sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Facebook: nihanvebebegi
Instagram: nihanvebebegi1
Twitter: nihantopal
Blog: nihanvebebegi.blogspot.com.tr

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir