“Besin Alerjisinde Tek Tedavi Diyet”

Bu hafta konuğum benim gibi alerji ile mücadele eden bir anne olan Gülşah Zararsız Becerir. Gülşah’ı instagramda tanımış ve bu sayede bir iletişimimiz olmuştu. Gülşah son zamanlarda instagram haricinde bir web sitesinde de oğlu Barlas’ın alerjisine uygun geliştirdiği tarifleri paylaşıyor.

Özellikle alerji ile mücadele eden annelerin okumasını istiyorum. Gülşah uzun uzun alerjinin belirtilerinden, teşhis ve tedavi sürecinde yaşadıklarından bahsetti. Alerji zor bir süreç ve biraz sabır gerektiriyor. Gülşah’ın yaşadıklarında da diyetin ve araştırmanın önemini bir kez daha anlıyoruz. Ama yine her tarifimde ve yazımda belirttiğim gibi burada da tekrar vurgulamak istiyorum. Alerji parmak izi gibi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Herkes gördüğü ya da uygulandığını bildiği bir yöntem ya da diyeti denemeden önce kesinlikle doktora danışmalı. Aynı besinlere karşı alerjiniz olsa da her kişide her besin ya da ilaç aynı tepkiyi vermeyebilir. Aynı şekilde her besin 3 gün kuralına göre tek tek denenmelidir.

Merhaba Gülşah;
Sohbetimize başlamadan önce biraz kendinden bahseder misin? Gülşah ne iş yapar, nasıl birisidir?
Merhaba Baharcım. Öncelikle keyifli bloğunda bana da yer verdiğin için çok teşekkür ederim. 6 Nisan 1978 İstanbul doğumluyum. Hayatı yaşamayı çok seviyorum. Oldukça pozitif düşünen, biraz gamsız, aşırı realist, gerçekleri kabullenip üzülmek yerine her durumda kendime olumlu yönler bulup mutlu olmayı tercih eden, iyilik yapmayı çok seven, eğlenmeye bayılan, kendini bildi bileli gezmeyi çok seven ve oğluyla eşine aşık biriyim. 1997 yılında sektörde adını duyurmuş bir Fransız şirketinde ilk iş hayatıma başladım ve Barlas doğana kadar aralıksız olarak birçok kurumsal firmada çalışarak iyi bir kariyer yaptım. Gerek iş gerekse özel sebeplerden dolayı oldukça fazla gezdim ve sonunda 35 yaşında aşk evliliği yaptım. Polikistik Over sendromundan dolayı ve 36 yaşında olduğum için zaman kaybetmek istemediğimizden dolayı eşimle tüp bebek yapmaya kadar verdik ama o ay normal yolla hamile kaldığımı öğrendim. Barlas sürpriz bebek oldu bize. 37 yaşımda anne oldum. Barlasın doğumuyla kariyer hayatıma ara verdim. İlk 1 yıl ten teması ile iç içe yaşadık. 1 yaşına girdiğinde ise home office olarak evde çalışmaya karar verdim. Gerçi hala iç içeyiz emzirmeye devam.  Barlas’tan kalan zamanlarda evden asistanlık hizmeti veriyorum. Ayrıca çocuklar ve yetişkinler için bere boyunluk ve saç bandı dikiyorum. Boş durmak yok. Çalışmayı çok seviyorum. Bundan sonra tek işim Barlas ve ona iyi bir gelecek hazırlamak için çok çalışmak.

Barlas’ın alerjisine biraz değinmek istiyorum. Alerjik geçmişinden biraz bahseder misin? Nasıl fark ettiniz, belirtileri, teşhis ve izlediğiniz yol hakkında detayları öğrenmek isterim. Çünkü her deneyim alerjik çocuk anneleri için bir fikir oluşturuyor. Barlas’a alerji testi yapılmıştı, şu an nelerden korunarak yaşıyorsunuz?
Barlas 3870 gr 53 cm doğdu. Hastaneden çıktığımızda 3600’dü. Her bebek gibi sarılık oldu en son 12 olmuştu ve bol bol emzirdim atlattık. İlk 30 gün normal olarak ben her annenin yaşadığı gibi süt olsun diye bol bol süt ürünleri tükettim. Hatta açık inek sütü ile sütlaç yemiştim. İlk 1 aylık bebek gelişimini okurdum, kakası hala sarı olmamıştı, hep yeşildi. Dikkatimi çekmişti. 1. ay kontrolünde doğum yaptığım hastanedeki çocuk doktoru muayene esnasında “bu çocuğun besin alerjisi var, yediklerine dikkat et.” dedi. O kadar. Zaten özel hastane olmasına karsın devlet hastanesi gibi odada 5 çocuk aynı anda muayene sırası bekliyorduk. Dolayısı ile gereken özen gösterilmiyordu. Bize sütlü mama yazdı. Anlaşmalı olduğunu düşündüğüm bir kaç egzama kremi verdi ve bizi gönderdi. Hastaneden çıktıktan sonra hayatımda hiç duymadığım bebeklerde besin alerjisini Google’da araştırdım ve alerjinin içine gömüldüm. Ertesi gün hemen süt ürünlerini tüketmeyi kestim. Sütlü mamayı da tabi… O an tam içinde bulunduğum durumun ciddiyetini anlayamadığımdan dolayı “bir deneyeyim” dedim. Barlas kusmaya başladı. Artık sürekli kusuyordu. Kakası hiç sarıya dönmemişti. Kakasında iplik iplik kan görmeye başlamıştım. 4.aya kadar her ay farklı doktora gittim. Kimse doğru yönlendirmeyi yapamadı. Kimisi diyetimi bozdurdu, kimisi yeniden yaptırdı, kimi doktor makatta çatlak var dedi. Ama 4. Ayda artık gittiğim Gastroentoloji bölümündeki Prof. Barlas’a kolonoskopi yapılmasına karar verdi. 4 ay boyunca bir arpa boyu kadar yol alamamak ve etrafta bu çocukla çok uğraşıyorsun diye söylenilenler beni çok yormuştu. Biliyordum o kadar çok emindim ki Barlas’ta süt alerjisi olduğundan. Kanlı kaka, kilo kaybı, kusmalar, gürültülü kakalar, yeşil mukuslu kaka, gürültülü gazlar, kafasındaki geçmeyen konak, uykuya dalamama, kaşlarında yüzünde kulak arkasında geçmeyen egzama…. Evet alerjiydi ve nitekim kolonoskopi sonrası teşhis konuldu. Rapor yazıldı. Aminoasit mama ve anne sütü ile alerjik hayatımıza başladık. Bugün hatta Kolonoskopi olalı tam 1 yıl oldu. Ben zaten 1. aydan sonra diyete girmiştim ama 4. aydan sonra artık hiç bir şekilde kaçak yapmadan daha bilinçli olarak çapraz alerji yapan ürünlerde dahil tüm süt ürünleri kestim ve diyet ile 25 kg verdim.

Kendime ilk başta güvenli menü oluşturdum. Önce Barlas’ın genel olarak biraz rahatlamasını bekledim. Mukus 6. ayda geçti. Kusmalar 6. ayda kesildi. Daha sonra 3 gün kuralı ile Barlas’a ek gıdaya geçtim ve ona denediğim gıdaları kendi menüme de ekledim. 9. Ayda önce kendime yumurta denedim sonra ona başladım. Barlas 4. aydan 8. aya kadar biberon ile Pregomin mama ve anne sütü aldı. Aminoasit mamalar tatları ve kokusu itibariyle gerçekten çok zor mamalardır. Bebekler bunu kabul etmiyorlar, ben bu konuda şanslıydım. Barlas direk içine hiçbir şey koymadan (pekmez, vanilya şurubu vs.) içebildi fakat 8. ayda bıçak gibi mamayı içmeyi reddetti ve kesti. 10. aya kadar da muhallebilerine ve çorbalarına kattım Ben Kalsiyum desteği aldım. 10. aydan sonra da mama hayatımızı bitirdik anne sütüne devam etti. Fakat her şey çok şükür çok yolunda ilerledi. 10. ayda ben yanlışlıkla yediğim bir kaç süt ürünlü gıdada Barlas’ta tepki almadığımı fark edince doktor kontrolü ile diyetimi açmaya başladım ve 12. aydan sonra artık her şeyi yiyebilecek hale geldim. Barlas her şeyi benden tolere etmeye başladı. Buna bağlı olarak Barlas’a doktor kontrolü ile de keçi ürünleri denedik ve tepki almayınca keçi ürünlerini vermeye başladık. 15. ayda Barlas’a doktorumuz kontrolünde pişmiş süt ürünlerini denedik.

Şu an Barlas 16 aylık. Yoğurt, peynir ve yumurtanın beyazını yemiyor. Çünkü tatlarına alışmadığı için hiç biri hoşuna gitmedi. Ancak peyniri çorbalara, yoğurdu da içine meyve pekmez vs. katarak biraz yedirebiliyorum. Barlas’ın alerjisi kanda hiç bir zaman çıkmadı. Non ige diye geçiyor. Alerjisi kanda çıkmayanların daha kısa sürede atlatabileceklerini söylemişti doktorumuz. 1 yas sonrası her şey daha sistematik ilerledi ama ben diyetimde hiç kaçak vermedim. Her yediğimi ve Barlas’ın her kakasını saati saatine yazdığım bir ajandam vardı. Eğer kanlı kaka yapıyorsa geriye dönük 3 gün boyunca yediklerimi kontrol ediyor ve ona göre kaçak gıdayı listemden çıkarıyordum. Hiç yılmadım. Güçlü olmaya çalıştım. Sabrettim, inandım, dua ettim. Geçici olduğunu bilmek bile bana güç verdi. Şu an 18.aya kadar süt ürünlerini tüketeceğiz ve 18. ayda test yapılacak. O zaman inşallah bitti diyebileceğiz. Hala kontrollü ve gözlemli gidiyoruz.
Kendine ait bir blog sayfan yok ama farklı bir platformda tariflerini ve deneyimlerini paylaşıyorsun. Öncelikle tariflerini paylaştığın için kendi adıma teşekkür ederim çünkü; alerjik çocuk annelerinin çok fazla deneyim ve beslenme alternatifi fikirlerine ihtiyacı var. Sosyal platformlarda deneyimlerini paylaşma fikri sende nasıl şekillendi?

Ben aslında gecen yıl alerjimiz başladığında bir web sitesi alan adı aldım. Instagram hesabı açtım. Siteyi biraz yapmaya başlamıştım, hikayemi ve tariflerimi paylaşacaktım ama sonrasında baktım ki bir sürü alerjik hesaplar açılmaya başlandı. Bununla ilgili bir sürü blog sitesi çıktı. Ben eksik kalayım bari açılanlara destek vereyim dedim. Çünkü şu an herkes bir blog açıyor ama bence blog açmak ciddi mesai isteyen bir iş. Kimse okumadıktan sonra yazmanın ne anlamı var ki. Ben buna fazla mesai ayıramadım ve o arada bir web sitesinden teklif geldi. Anneler alerjik tarifler istiyorlarmış. Ben de o sitenin tarif kısmını yönetiyorum. Tabi tarifler anonimde olabiliyor çünkü bu benim tarifim diyemiyorum malzemelerimiz kısıtlı olduğu için zaten tarifler belli önemli olan ölçüleri doğru tutturmak ve tatlarını bebeklerimize sevdirmek. Ayrıca alerjisine göre annelere fikir vermek. Yaratıcılık onlara kalmış.

Instagram hesabın ve yazarlık yaptığın blogdaki gözlemlerinden bahsedelim birazda. Büyük ihtimalle alerjik annelerin ilgi gösterdiği yazıların var. Alerjik annelerin genel olarak beklentileri ve ilgileri ne yönde? Sana ne tür talep ya da öneriler geliyor?
Ben Barlasın alerjisi başladığı anda bir çok tecrübeli anneden destek istedim ve nitekim sohbet etmek bana çok iyi geldi ama bir yerde hep tıkandım bana cevap yazmadılar, çok yalnız kaldım. Ne yapacağımı bilemedim. Kendimi suçlu hissettiğim ve ağladığım günlerim oldu ve ben de dedim ki bir instagram hesabı açacağım ve ben bütün benim gibi olan annelerle sohbet edeceğim, onlara elimden geldiğince destek olacağım. Gerçekten de instagram hesabımda dm den yazıştığım bir sürü anne var. Hepsinden o kadar güzel dualar alıyorum ki bu bana yeter. Psikolojik destek veriyorum diyebilirim. Ek gıdaya geçişte bebeklerine ve de ayrıca kendilerinin diyete nasıl başlayacaklarına dair yardımcı oluyorum. İnşallah onları mutlu edebiliyorumdur ama geri dönüşler çok güzel. Söz konusu bebeklerse ben her zaman varım. Annenin psikolojisi çok önemli, mutlu anne=mutlu çocuk.

Biliyorsun ben bu röportajlara başlarken öncelikle gerçek bloggerlara yer vermek için başladım. Amacım gelip geçici isim ve sayfaların kirlettiği bloggerlık ismini elimden geldiği kadar gerçek yazarlarla tanıtmak. Ancak bu sırada alerji gibi ilgimin yoğun olduğu isimlerle de röportaj yapmak istiyorum. Bu nedenle seninle bu noktada bir sohbet gerçekleştirmek istedim. Ama sormadan geçemeyeceğim. Blog mu instagram mı sence daha samimi?
Çok haklısın. Bloggerlık aslında söylediğim gibi ciddi bir iş ve ciddi bir mesai isteyen, emek isteyen bir iş. Ama maalesef her şey de olduğu gibi bu işte de suistimaller o kadar fazla ki, gerçek bloggerlar bile bu yüzden bazen zor durumda kalabiliyorlar eminim. Ama ben iyi bir instagram kullanıcısıyım. Hızlı bir şeyler olsun anında okuyup paylaşayım istiyorum. Cep telefonumda instagramı daha aktif kullanıyorum ama bilgisayarımı açtığımda blog yazılarıyla aktif ilgileniyorum. Ama yüzdeye vurursak bana instagram daha samimi geliyor zaten seninle de bu sayede tanıştık.
Hemen ardından Barlas için yaptığın bir tarifi senden istiyorum. Geçtiğimiz günlerde yaptığın bir bebe bisküvisi tarifin vardı. Tarifini detaylı olarak önümüzdeki günlerde senden isteyeceğim. Hemen burada sözünü alayım dedim.
Tabi hemen cici bebe tarifimi paylaşabilirim. Hatta önümüzdeki hafta doğum günüm o gün paylaşalım besleyici bir gün olsun.

Tarifi de kaptıktan sonra son sorulara geçebilirim 🙂
Alerjik çocuklar için akıllı ilaç kullanımı, diyet ve doktor tavsiyelerine dikkat etmek gerçekten çok önemli ama ben birazda çözümün doğada bulunduğuna inanıyorum ve Asya’nın tedavisi noktasında da bağışıklığını güçlendirmek adına bu yöntemlere başvurdum. Son olarak senin de alerji ile mücadele eden annelere deneyimlerinden yola çıkaran tavsiyelerin var mı?
Bende senin gibi düşünüyorum. Öncelikle anneler lütfen hayata küsmesinler, bu bir süreç ve zorlu bir süreç. Herkesin farklı şekilde ilerleyen bir yolu var. Kimi çok ağır ilerliyor kimi hemen bitiyor. Başkalarının yaptıklarını yapmasınlar, başkalarının kullandıklarını iyi gelir diye kendi bebeklerine bilmedikleri ilaçları vermesinler. Önemli olan güçlü olmak, bebeğini iyi gözlemlemek. Her zaman söylüyorum. Kendinize güvenli bir menü oluşturun. Her yedirdiğinizi not alın. Bu menüdeki yiyebildikleriniz eğer bebeğinize dokunmuyorsa acil durumlarda hemen bu güvenli menünüze dönün. 3 gün kuralıyla yeni besinler ekleyin. Okuyun araştırın oturup ah vah demeyin. Bebeğinize sarılın, bol bol vakit geçirin. Ay yiyemiycek diye üzülmeyin. Eğer doğru kontrol edebilirseniz doğada milyonlarca besin var mutlaka doğru menü oluşturup bebeğinizin tüm vitaminleri almasını sağlayabilirsiniz. Tekrar bebeğiniz 4. ayda olmayacak 10. aya geri dönmeyecek. Sız bu ayların kıymetini bilin. Rabbim dermansız dert vermesin. Her şey geçiyor. Alerjisi olmayıp ağzını kilitleyen hiç bir şey yemeyen binlerce bebeğimiz var. Tek şey sağlıklı olmaları. Ben bu şekilde ilerledim. Bol bol emzirdim, sarıldım oyun oynadım. Herkesin bir yiyecek ekmeği vardır bu dünyada.

Keyifli sohbetin için teşekkür ederim. Birbirimize çok yakın oturuyoruz. En yakın zamanda görüşmek dileği ile…
Sevgiler…

Ben teşekkür ederim… Sevgiler…

Gülşah Zararsız Becerir’in sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Facebook: Gülşah Zararsız Becerir
Instagram: alerjikbebekler
Twitter: gulucukmelegi
Pinterest: Gülşah Zararsız Becerir

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir