Berna Mutlu Aytekin ile Sosyal Annelik ve BLW

Bu hafta konuğum hem semtten komşum hem de uzun süredir keyifle takip ettiğim bir blogger olan Berna Mutlu Aytekin. Kendisi lakabı gibi tombili Ali’nin annesi. Berna’yı ilk takip etmeye başlama sebebim “yedirirsen yer yedirmezsen aç kalır” mantığı ile ilk çocuğunu büyüten bir anne olduğumdan BLW konusundaki paylaşımları olmuştu. Ben bu sürece geç olsa da dahil olmaya çalıştım ancak belli bir yaştan sonra çocuğu ve kendimi alışkanlıklardan kurtarmak zor oluyor.

BLW konusundaki bilgi birikiminin dışında sosyal medya ve bloğundaki paylaşımları da oldukça dikkatimi çekiyor. Temkinli, zeki ve tam anlamıyla klasik bir anne duruşu var. Bu da sosyal medyada bile sıcak bir ortam yaratıyor. Açıkçası instagramı açtığımda ilk baktığım hesaplardan biri.

Berna yaklaşık 10 yıldır blog yazıyor ve yeni nesil blogger annelerden değil. Yani son zamanlarda moda olan anneliğin beraberinde getirdiği bloggerlardan değil. Teknoloji, kitap yorumları, fotoğrafçılık –ki bu konu uzmanlık alanı-, otomobil gibi birçok konuda kaynak olabilecek yazıları var. Yani oldukça şey biriktirmiş bir kişisel blog yazarı.

Fikirlerini kendine saklamak isteyen bir insan değil Berna. Mesela zaman zaman paylaşımlarıma yönelik uyarılarda bulunduğu oluyor. En çokta bu doğrucu tavrını seviyorum ve sevdiğim bu karakteri bir de kendi sözleriyle tanıtmak istiyorum.

Sevgili Berna eminim BLW’yi en az benim kadar merak edenler vardır. O nedenle nasılsın, iyi misin demeden bu konuya girmek istiyorum izninle. Sosyal medyada ve bloğunda benim en çok dikkatimi çeken paylaşımların BLW üzerine olanlar. BLW nedir ve şu zamana kadar ki deneyimlerine dayanarak sana ne gibi faydaları oldu? Şahsen kimi anne ya aç kalırsa korkusuyla çocuğun bu tarz beslenmesinden tedirgin oluyor ama görüyorum ki Ali oldukça sağlıklı bir çocuk. Belki anneleri BLW’ye teşvik edecek tavsiyelerin vardır.
Bahar’cım, öncelikle bana yenilenen bloğunda yer verdiğin için çok teşekkür ederim. Yollarımız kesiştiği için çok mutluyum.
BLW bebek önderliğinde ek gıdaya geçiş olarak tercüme ediliyor. Bebeğin kendi karnını kendinin doyurabildiği, ne yediğini bilerek yemeğini tükettiği bir beslenme biçimi. Ben genel çocuk yetiştirme düzeni ile harmanlandığında çocuk gelişimi için önemli bir etmen olduğunu düşünüyorum. Son yazımda yer verdiğim üzere ebeveyn-çocuk ilişkisinde saygıyı göz önüne alırsak ilişkinin en temel parçalarından biri BLW.
Aç kalma konusunda annelerin kaygılarını anlıyorum. Ben de çocuğum aç kalsın istemem. Karnının doyduğundan emin olmak isterim. Ama oğlumu saygı çerçevesinde büyütmeye gayret ediyorum ve onun karnının doyup doymadığını da kendinin bildiğini biliyorum. 4 yaşında bir çocuğu olan bir hanım anlatmıştı. Çocuğu “anne ben doydum mu?” diye ona soruyormuş. Çocuğum bu tür durumlara düşsün istemem.
Ek gıdaya başlamak için BLW’yi tercih eden annelere şöyle söyleyebilirim: İlk yıl bebeğin karnının ek gıda ile dolmaması gerekiyor. 7-8-9. Aylarda bir çay bardağı, 10-11-12. Aylarda iki çay bardağı toplam gün içinde alması gereken ek gıda miktarı olmalı. Bunun dışında anne sütü, onun yokluğunda formül mama verilmeli. Çoğu anne işe başlayacağı için ya da sütü azaldığı için ek gıdaya ağırlık verme ve gereğinden fazla ek gıdayı çocuğuna yedirme telaşında. Oysa yukarıda belirttiğim miktarın dışına çıkılmaması gerekiyor. Anne sütü/ formül gıda ve ek gıdanın kalorileri aynı değil. Bir çay bardağı anne sütü veremediysem karşılığında bir çay bardağı sebze çorbası yemeli diye düşünmek yanlış oluyor. Yani diyeceğim şu, çocuğun önüne parmak sebzeleri koydunuz ve sıktı, ezdi, fırlattı bir iki lokma ağzına girdi. İşte bu normal olanı. Bu kadar yemeli zaten. Başlarda böyle olması gerekiyor, pes etmeyin. Genelde anneler burada bırakıyorlar. Çocuk böyle böyle öğrenecek ama dayanamıyorlar. Sabırlı olmak lazım.

Hemen ardından sana dönelim başarılı bir okursun ve uzun süredir Benim Günlerim Blog sayfasında yazıyorsun. İletişimci olduğunu da biliyorum ama biraz seni senin ağızından tanımak isterim. Berna bildiklerimizin dışında nasıl birisidir, nelerden hoşlanır?
Ben biraz yap – işlet – devret modeli yaşıyorum sanırım. Lise mezuniyetimden sonra moda tasarımcısı olmak için gerekli eğitimi almıştım ama sıkıldım eğitim sürecinde çokça. O mesleği yapmak İstemedim. Bankacı olmayı kafaya koydum. Üniversiteyi okudum. Bankacılık yapmaya başladım. İstediğim bankada istediğim pozisyonda. Güzel başarılar kazandım. Sonra bankanın farklı kısmına geçtim. Orada da bir müddet çalıştım. Yine başarılar takdirler. Sonra bankacılıktan da sıkıldım. Bıraktım. Sıkıntıları oluşturan nedenler de var tabii. Pes ettim, mutsuz kaldığıma değmiyor dedim. Sonra blog, dijital hayat, reklam ajansları, iletişim ajansları, medya ajansları derken iletişimci oldum. Ali’ye hamile kalınca iş hayatına ara verdim. Ali’nin büyümesini bekledim. Şimdi tekrar döneceğim. Şu sıralar gayet ev hanımıyım. Onda da amatör olduğumu belirteyim. Uzun yıllardır çalıştığım için ev hayatına adapte olamamış bundan başlarda mutsuzluk duyan ama artık buna da alışmış kendi hatalarına gülen bir kadınım. Amatör ev kadının maceralarını da sosyal ağlarda sıkça paylaşıyorum. Rezil oluşlarıma çok gülüyorum açıkçası. Bunun yanında fotoğrafçılık ile uğraşıyordum. Ali ile beraber ona da mola vermiştim. Şimdi eğitimci olarak geri dönüyorum. Bu sefer çocuklara fotoğrafçılığı öğretmeye başlayacağım. Berna mutlu olmak için yaşayan birisi. Değer verdiği insanların da en az kendi kadar mutlu olmasını istiyor. Berna hayal kurmayı seven birisi. Güzel düşününce güzel olacağına inanan birisi. Büyük bir Polyannacı. Standartları olan, sürprizlerle karşılaşmayı sevmeyen, adalet duygusuna çok güvenen, her konuda araştırma yapan, öğrenmeden durmayan, her gece bugün ne öğrendin diye kendine soran bir kadın.

Tüm blogger annelere sorduğum soru ile devam edelim. Anne deneyimlerine çok fazla önem veriliyor. Bazen doktora gitmeden önce “ateş düşmüyor ne yapayım.” ya da “doktor bunu dedi, siz ne dersiniz.” diyerek gelen sorularla çok karşılaştım. Sosyal medyanın gücünü ispatlıyor bu durum aslında ama sence ya da senin için sosyal medya ne kadar önemli?
Anne deneyimlerine oldukça önem veriliyor ama hangi konuda uzmansam o konu hakkında deneyimimin daha önemli olduğunu düşünürüm. Bir çocuk sahibiyim diye bu konuda uzman olmuyorum ki.  Bana kriz yönetimi danışabilirsin, bana sosyal medyada içerik yönetimi, hedef kitleye ulaşma methodları ya da daha iyi bir fotoğraf çekmek için neler yapabilirim vb. bunları sorabilirsin ama bana çocuğum ateşlendi hangi ilacı almalıyım diye soramazsın. Sorulmamalı. Hangi havluyu kullanıyorsun diye sorabilirsin mesela, ya da hangi tabağı.
Kullandığımı ama çocuğun hayatını tehlikeye atabilecek öneriler vermemeliyim. Doktorların genel geçer söylediği iletileri ben de söylüyorum. Ya da ilk yardım esnasında öğrendiğim bilgileri aktarıyorum ama kendi doktorlarına danışmalarını ya da ilk yardım eğitimi almalarını da mutlaka söylüyorum. Sosyal medya benim için önemli. Çünkü orada benim çokça aynı yoldan geçtiğim arkadaşım var. Karanlıkta sesle birbirimizi bulmuş gibi yakınız. Elimizde telefonlar var ve yüz yüze bakmadan kelimeler ile anlaşıyoruz. Yanlış anlaşılmak istemem, kendimi doğru aktarmak, insanlara fayda yaratmak ve kendi yaşantımdaki pozitif enerjiyi onlara da bulaştırmak isterim.

Cevabını bildiğim bir soru sormak istiyorum. Birçok instagram annesi gibi reklam paylaşımları yapan bir anne değilsin. Buna rağmen instagram ve blogda oldukça takipçin var. Samimiyetin ve doğallığından kaynaklı ilgi çektiğini düşünüyorum ama sen bu ilgiyi neye bağlıyorsun?
Reklam kelimesi aslında çok genellenen ve genellikle de yanlış anlaşılan bir kelime. Ben reklama karşı değilim. Ama benim reklamdan anladığımla toplumun anladığı aynı şey değil sanırım.
Ben de zaman zaman yeni ürünler keşfediyorum. Kullanıp fikirlerimi de belirtiyorum. Markalar da bazen kendi ürünlerini gönderiyorlar ve yine fikrimi sosyal ağlarda / blogumda belirtiyorum. Marka ürününe güveniyorsa bence sorun yok. Ben fikrimi belirteceğim. Bu konuda bir çekincede olmayacağım. Marka beni tanıyor, takipçim de beni tanıyor. Takipçi para için onu kandırmayacağımı biliyor, marka da beni para ile satın alamayacağını biliyor. Konu tamamen tanınmakla alakalı. Gerek markalar ile gerekse takipçilerimle iyi tanıştığımızı düşünüyorum. Kendimi anlatmak konusunda bir sıkıntı yaşamıyorum. Yalan söylemediğin zaman daha kolay bir hayat yaşıyorsun. Bunun avantajını hep kullandım hesap kitap yapmak zorunda kalmıyor insan. Sevilen kısım da bu sanırım. Eksik olmasınlar.

Paylaşımlarının içeriğini akışına bıraktığının farkındayım ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Özellikle annelik ve BLW’nin üzerine paylaşımların oluyor ama kitap ve aktivite önerileri de var. Özellikle ne tür yazılar ve paylaşımlar dikkat çekiyor?
Her birinin takipçisi ayrı aslında. BLW için takip edenler de var. Ali’nin fotoğrafları için takip edenler var. Videolarım için, hatta şarkı söylüyorum diye takip edenler bile var. Bazı takipçilerim ise ne yaparsam yapayım takip ediyorlar. Paylaşımlarımın öyle ayrı bir yeri yok sanırım. Görüntülenme sayıları çok oynamıyor.

Annelerin sosyal medyadaki yeri oldukça fazla. Sosyal medyayı bilgi kaynağı olarak kullanan annelere söylemek istediklerin var mı?
Çok okusunlar, çok araştırsınlar. Sadece 3-4 kişinin söylediğine bakmasınlar. Bir konuyu savunan varsa karşıt görüşü de mutlaka dinlesinler. Her çocuk farklı. Kendi çocuklarını başkaları ile kıyaslamasınlar.

Son bir not eklemek istiyorum. Salon duvarınız bu aralar çok ilgimi çekiyor ve son halini merakla bekliyorum. Ben Asya’ya odasının duvarını boyamasına izin verdiğimde hem olumlu hem de olumsuz birçok tepki almıştım ama güzel bir hatıra olarak kaldı. Kendi adıma Ali ile ilişkini çok seviyor ve takdir ediyorum. Ayrıca keyifli sohbetin için çok teşekkür ederim.
Yeni yıl gelmeden duvara bir kardanadam çizme isteğimiz var ama bakalım. Asıl ben bana bloğunda yer verdiğin için teşekkür ederim. Ben de senin annelik serüvenini ilgiyle takip ediyorum. En yakın zamanda peynir yapımı için sana sorularımla geleceğim.

 

Berna Mutlu Aytekin’in sosyal medya hesaplarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Facebook: https://www.facebook.com/benimgunlerimblog/
Instagram: https://www.instagram.com/bernamutluaytekin/
Twitter: twitter.com/bernam
Pinterest: https://tr.pinterest.com/bernam/
Google Plus: https://plus.google.com/u/1/+BernaMutluAytekin
Blog: http://benimgunlerim.com

 

Kaydet

Kaydet

Kaydet

4 Yanıt

  1. aslı dedi ki:

    Keyifli bir yazı olmuş (:

  2. lezzet tramvayi dedi ki:

    guzel bir yazı olmuş cnm sevgiler

  3. derya soygül dedi ki:

    Keyifli bir söylesi olmus. Tecrübeli bloggerlardan ögrenecegimiz çok sey var.

  1. 22 Ocak 2017

    […] günlerde yine BLW yöntemi ile beslenmeyi uygun gören Berna Mutlu Aytekin ile röportaj yapmıştım. Oldukça ilgimi çeken bir konu bu o yüzden BLW yöntemini uygulamak […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir